21 Ekim 2010 Perşembe

Taraftar Göründü

Avrupa Ligi'ne Lietuvos Rytas karşısında aldığımız farklı galibiyetle keyifli bir giriş yaptık. Savunmada savaşıp hücumda paylaşan, her alternatifi deneyen iyi niyetli oyuncuları izlemek yüzleri güldürdü şüphesiz. Ancak fark sadece sahada değildi. Dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta 8 bin 424 taraftarın salona gelmesiydi. Top 16 maçlarını çıkartırsak Avrupa Ligi'nde son üç yılda bu rakamların kıyısından dahi geçemedik. En son Ocak 2007'de oynanan grubun kader maçlarında Winterthur Barcelona ve Eldo Basket Napoli'yi böylesi bir kalabalık karşılamıştı.


Tanjeviç'ten sonra Aydın Örs-Neven Spahija ikilisi, Abdi İpekçi'den sonra Sinan Erdem Spor Salonu, Giricek'ten sonra Marko Tomas ve Darjus Lavrinovic derken geride kalan 3-4 aylık süreçte basketbol şubesinde o kadar çok şey değişti ki, son 5 yılın en kalabalık açılış maçını bu değişikliklerden sadece biriyle açıklamak zor. Ama kesin olan birşey var ki, o da geçen sezonu 1000 seyirciyle açan takım yeni sezonu umutla açtı.

Günün ve galibiyetin keyfini çıkartmak herkesin hakkı. Ancak bu tabloya bakıp geçmişle objektif bir şekilde hesaplaşmak, ondan dersler çıkartmak Fenerbahçe'ye büyük yarar sağlar. En yakın örnek olarak Rytas koçunun aklında kalan "köklü ama taraftarsız Fenerbahçe" imajındaki payımızı ve bunu tersine çevirmek için kendi çapımızda neler yapabileceğimizi düşünmekte fayda var.

Neticede Rytas maçında gördüklerim bu sezon tablonun tersine dönebileceğine inancımı artırdı. Yumurta-tavuk tartışmasına girmek istemiyorum. Şüphesiz yapılan olumlu işlerin ve değişikliklerin taraftarın salona çekilmesinde payı vardır. Ancak tutarlı bir değerlendirme için bir süre daha beklememiz gerekiyor. Diğer taraftan Fenerbahçe'nin taraftarıyla daha güzel olduğunu ispatlamak için elimizde yeterince veri var. İnşallah ileride Rytas maçını Fenerbahçe taraftarlarını basketbola döndüren maç olarak hatırlarız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin