27 Mart 2009 Cuma

Sabır


Ligtv yetkilileri tarafından bir maçla cezalandırıldığı için Kocaelispor karşısına çıkamayan Emre Belözoğlu bu hafta maç boyunca top ayağına geldiğinde kendisini anlamsız bir şekilde ıslıklayan Bursaspor tribünlerinin önüne çıktı. Oyunun gidişatına bakıldığında Bursaspor tribünlerinin Emre'yi etkilediğini söyleyemeyiz. Ancak Bursasporlu futbolcular oyundan bir türlü düşmeyen Emre'ye karşı sertliğin dozunu biraz! kaçırdılar. Emre'nin alışılagelmiş anlık bir tepkiyle Ozan denen serbest stil dövüş sanatçısına tekme tokat girişmemiş olması yadırganmış olacak ki, Emre bu pozisyonda gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü.

Cezalara sebep olan iki pozisyonu toplasan bir sarı kart etmez ama ortada 3 haftada alınan 2 maçlık ceza var.

Sert futboldan, darbeye bağlı sakatlıklardan dolayı şikayetçi olanlar mı vardı? Ben sert futbola da razıyım, futbol olduğu sürece bir sorun yok...


video


Emre en azından kendisi hakkındaki önyargıları yıkana kadar böyle sinir bozucu hareketlere maruz kalacaktır. Kendisine yakışanı yapar, sakinliğini koruyabilirse hem kendisi hem de Fenerbahçe kazanır.

Video için SERHAT9'a teşekkürler.

24 Mart 2009 Salı

Amansız Olma !

"Amansız Demek - İnatçı Demek, Sürekli Demek.
Amansız Demek - Gururuna Sarılmak Demek.
Amansız, Rakibine Diz Çökmez.
Amansız, Zamana Yenilmez.
Amansız, Acıyı Yener.
Amansız, Kendini Feda Eder.
Amansız Asla Pes Etmez.
Amansız Kanının Son Damlasına Kadar Savaşır.
Amansız Ol."

Sporda şiddeti teşvik eden bir reklamı da ancak biz Türkler yapabilirdik. Gaza gelmeyin, siz amansız (merciless=merhametsiz, acımasız, insafsız) olmayın. 

Futbol savaş değildir!

22 Mart 2009 Pazar

KFY artık eski KFY değil...

KFY, Fenerbahçe tribünlerinin en görkemli tribün şovlarına imza atmış, takımına en zor zamanlarında destek vereceğine inandığımız tribün gruplarından birisi idi. Bursaspor maçında alınan yenilginin ardından anasayfalarında ziyaretçilerini karşılama tarzları bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını gösteriyor.

Eğer bu tepki Bursaspor maçında alınan sonuca ise geçmişte bundan çok daha kötü sonuçları çok daha kötü futbolla aldığımızda KFY destek verenlerden olurdu. Onları kötü gün dostu bilirdik. Bu nedenle verilen tepkinin Bursaspor maçıyla hiçbir alakası olmadığı ortada. Ama bu da durumu daha vahim bir hale sokuyor. Zira bu tepkiyi vermek için Bursaspor maçının bitiş düdüğünün beklenmiş olması bu zamanlamayla işin içinde başka hesapların olduğu düşüncesini akıllara getiriyor.

Sebebi her ne olursa olsun, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı'nın yaptığı hiçbir hata ona "Defol Git" demeyi gerektirmez. İsteyen kongrede hesap sorar ama yenilgilerden sonra terbiyesizce tepkiler vererek ancak kendi inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Memnuniyetsizliği ortaya koyup taraftar toplamanın en etkili yolu olan kötü günde ortaya çıkma basitliğine tenezzül ederek belki Aziz Yıldırım karşısında güçlenmiş de olabilirsiniz. Ama bu taraftar bu terbiyesizliği unutmayacak, KFY hiçbir zaman eski KFY olmayacak.

21 Mart 2009 Cumartesi

Vizyon Eksikliği


Geçenlerde Alex Ferguson'un "5 kupa kazanma hedefimiz yok" açıklamasının ardından yöneticilerimizin ağzına sakız olmuş bir laf geldi aklıma. "Her kulvarda şampiyonluk hedefliyoruz."

Alex Ferguson açıklamasının devamında mevcut kadrosunun şimdiye kadar sahip olduğu en iyi kadro olduğunu da belirtmesine rağmen ağzından "Manchester United'ın hedefi mücadele ettiği bütün kupaları kazanmaktır" lafını alamamış kimse.

Diğer tarafta da, tarihinde 1 kez çeyrek final görünce bir anda Şampiyonlar Ligi kupasını hedeflemek; 8 yıldır Avrupa'da hiçbir başarısı olmadığı halde sırf final ezeli rakibinin sahasında diye bir başka tesadüfe yelken açmak ne kadar da komik kaçıyor değil mi?

Üstüne üstlük bu açıklamaları destekleyici konuşmayan gerçekçi teknik direktörler vizyonsuz ve yönettiği takımlardan 2-3 gömlek küçük olmakla suçlanıyor ve ipler inceldiği yerden kopuyor. Kendi liglerinde çantada keklik gördükleri şampiyonluğu kaçıran teknik direktörle çalışmaya devam etmek de camianın büyüklüğünü anlayamamak oluyor. Unutmadan, Alex Ferguson Manchester United'ın başında ilk lig şampiyonluğunu 8. sezonunda kazanmış. Küçük camianın küçük takımı, küçük takımın küçük hocası olmak böyle birşey işte.

20 Mart 2009 Cuma

Saracoğlu hayallerini, Sami Yen'in çimlerine gömdüler !


UEFA Kupası finalinin Kadıköy'de oynanacağı bir senede UEFA Kupası'nda mücadele eden bir takımın elenişi hakkında 2 satır yazmamak olmaz. 

Bende bu satırları yazma isteğini asıl uyandıran maçtan sonra Arda Turan'ın D-Smart muhabirine yaptığı açıklamalar oldu. "Keşke herkes bizi destekleseydi. İnsanların kalplerine inecekti." şeklinde saçma sapan ifadeler kullanarak 2-0 öne geçtikleri bir karşılaşmada 3-2 mağlup olarak, Hamburg karşısında takımlarını desteklemek için Sami Yen'e gelmiş onbinlere ve televizyonları başındaki milyonlara utanç dolu bir gece yaşatmalarının sorumlusu olarak kendilerinin Saracoğlu'na gitmesini istemeyen ve kendilerini desteklemeyen takımların taraftarlarını göstermek şüphesiz acizliktir. 

Kadıköy'e gelmenizi en çok o iğnelemeye çalıştığın takımın taraftarı olarak bizler istiyoruz Arda hiç merak etme sen. Senelerdir en büyük moral kaynağımızsınız. Nasıl olur da gelmenizi istemeyiz. Keşke mümkün olsa da her hafta gelseniz.

14 Mart 2009 Cumartesi

Fenerbahçe'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği !



12 Mart 2009 Perşembe / Erhan Güven (Zaman)
"... Zira sağ kanatta görev yapan ancak sakatlığı süren Deivid, Kocaelispor önünde oynamayacaktı. Bu durumda Kazım bu mevkide ilk tercih olması gerekirken Aragones, idmanda devre arasında transfer edilen Gökhan Emreciksin'i denedi. ..."

13 Mart 2009 Cuma Fenerbahçe 1-1 Kocaelispor
Kazım ilk onbirde.

14 Mart 2009 Cumartesi / Erhan Güven (Zaman)
"... Sakat olan Deivid'in yokluğunda ise büyük bir sürprize imza atarak tam 9 haftadır 11'de başlamayan Kazım'a şans tanıdı. Oysa İspanyol hoca antrenmanlarda Gökhan Emreciksin'i oynatacağının sinyalini vermişti. ..."


Bu gazetenin internet sayfalarına giriyorsanız farkedersiniz. Yorumları tamamen Galatasaray'a endeksli. Hatta artık emekli olmuş Galatasaraylı futbolcular bile devamlı olarak bu Galatasaraylı gazetenin internet sayfalarında övgüyle anılmaya devam edilmekteler. Sadece Galatasaray'a yönelik haberlerde değil, Fenerbahçe'yle ilgili haberlerde de devamlı olarak Fenerbahçe'ye saldırma hevesi içinde cümleler kuran, Fenerbahçe'nin teknik direktörüne, başkanına her fırsatta saldırmayı, ama bunu yaparken iz bırakmamayı felsefe edinmiş editör ve yazarlarla dolu kadrosuyla bu gazetenin internet sitesi ziyaret edilmemesi gereken "anti-Fenerbahçeli siteler" sıralamamda birinci sırada yer alıyor. 

İnanır mısınız ultraslan'ın ve galatasaray.org'un yazıları beni biçbir zaman bu sitenin saçma sapan cümlelerle dolu Fenerbahçe haberleri gibi sinirlendirmemiştir.

Sormadan edemiyorum; 'Fenerbahçe'ye her fırsatta saldırma arzusunun altında yatan sebep nedir?'

"...Her başarılı sezonun sonunda bir yıldız futbolcusunu gönderen Fenerbahçe yönetimi formasına her şeyiyle bağlı olan kaptanını da (Ümit Özat) göndermekte tereddüt etmedi.... "
kaynak

12 Mart 2009 Perşembe

Federasyona bir, digerlerine iki...

Kayserili savunma oyuncusu Eren topa elleriyle cikan Volkan'a tabanini kaldirip ucarak giriyor. Kramponun civileri tesadufen Volkan'in omzuna isabet ettigi icin omzunda acilan 3 cm'lik bir yirtik ve 7 dikisle kurtariyor Volkan. Olay aninda bu dengesiz girise sinirlenen Volkan, Eren'in kicina tekmeyi basinca kirmizi kart goruyor. Neticede Eren'in yaptigi siradan bir faul olarak degerlendirilirken, Volkan kirmizi kart gorup 35 dakika takimini 10 kisi birakiyor ve ustune 2 mac da ceza aliyor. Eren'in maci tamamladigini dusunursek bu cezaya 3 mac da denebilir.

Volkan sinirlerine hakim olamadi ve kirmizi kart gordu, peki topu kaptirdigi icin Semih'e arkadan tekme tokat dalmanin karsiligi sadece sari kart mi oluyor? Volkan suratinin bir karis yanina isabet edip kendisini hastanelik eden tekmenin acisiyla sinirlerine hakim olamadi ve Eren'e tekme atti, Peki Topuz'un Semih'e salladigi tekme tokadin, rakibini bogazindan itip kakmasina ragmen hicbir ceza almamasini saglayan tahrik unsuru neydi merak konusu...

Ilerleyen dakikalarda Emre orta sahada dizine gelen darbeyle yere dusuyor ama karar devam. Saha kenarinda tedavisi suren Emre, Cangele'ye "sen bittin!" dercesine bir bogaz kesme hareketi yapiyor. Eski aliskanliklari tekrar mi ediyor endisesiyle bu hareket camia icinden de tepki aliyor. Ayrica Aragones, Emre'yi kenara alarak duruma el koyuyor. Ancak Fenerbahce camiasinin hassasiyetini kullanan bazi kesimler gerceklesmeyen bir eyleme ceza verilmesi icin Turkiye'yi ayaga kaldiriyorlar.

Emre'nin ceza gerekcesi "rakip takim futbolcusuna yonelik sportmenlige aykiri hareket". Bu o kadar genis bir ifade ki, hangi hareketler bu kapsamda degerlendirilecek tahmin etmek guc. Kendini yere atmak veya sakatlik nedeniyle taca atilan topu rakibe vermemek de sportmenlik disi hareket ama bunlar icin ne kirmizi kart cikarilir, ne de PFDK tarafindan men cezasi verilir. Ama soz konusu takim Fenerbahce olunca Nobre'nin kendini yere attigi iddia edilen pozisyonu derinlemesine incelenir, neticede rakip kalecinin cezasi kaldirilir ve belki Nobre'ye ceza cikmaz ama o darbeyle dusulmez kanisiyla Nobre ahlaksiz ilan edilir. Isin ilginc tarafi Kayseri macinda da Emre sahaya girip Mehmet Topuz gibi topu kaptirdiktan sonra rakibine tekme tokat girseydi de kirmizi kart gorurdu. Ama en azindan gerceklestirdigi bir eylem nedeniyle cezalandirilmis olurdu. Emre yapmadigi bir hareketten dolayi dogal olarak kirmizi kart gormedi, ama anti-Fenerbahce lobisi ve Emre'yi cezalandirmanin dayanilmaz hafifligi birlesince Emre'ye 1 mac ceza cikti.

Ayrica Emre'ye 1 mac oynamama cezasi veriliyor ve ceza Kocaelispor macindan 1 gun once aciklaniyor. Bu karara ne zaman itiraz edip ne zaman cevap alabiliriz? Kocaelispor macindan sonra bu cezayi kaldirirsaniz Emre'ye kendi basina fazladan 1 mac yapma hakki mi verilecek? Yoksa Fenerbahce eksik kadroyla ciktigi macla mi kalacak? Bu karar bana maalesef 2006'da oynanan Vestel Manisa macindan bir gun once durduk yere Deniz Baris'in lisansinin iptal edilmesi olayini hatirlatti. Federasyon farkli ama maksat yine ayni, tekere comak sokmak. Iste bu yuzden Fenerbahce dusmanlarini yenmek bize farz...

Mehmet Topuz'un sportmenlik kokan hareketi de asagida, artik bir anlami yok ama notumuzu duselim...

video


video icin isyankar'a tesekkurler:)

9 Mart 2009 Pazartesi

"Bu stad TOKİ tarafından yapılmamıştır."

Türkiye'nin gurur duyacağı stadlara bir yenisi eklendi. Kayseri'li merhum işadamı Kadir Has'ın vefatının ardından Kadir Has Vakfı'nın finanse ettiği stad muhteşem bir geceyle kapılarını Türk Futboluna ve kalelerini de Fenerbahçe forvetlerine açtı.

2 katlı olan tribünlerinin bu katları arasında 52 adet de loca barındıran, 32864 seyirci kapasiteli Kadir Has Stadyumuna tramvay ile de şehirden ulaşımın mümkün olacak olması önümüzdeki seneden itibaren Kayserispor'u Türk futbolunda adm adım yukarılara doğru tırmandıracaktır diye düşünüyorum. Böyle bir stada sahip olan kulüplerin mantıklı yönetildikleri takdirde Türkiye'de ligi her sene ilk 5 içerisinde bitirebileceklerini görmek çok zor değil.

Türkiye'de kimi kulüpler yaptıkları planlamalar sayesinde kendi camialarının güçlerinden faydalanarak stadlarını büyütürken, kimi kulüpler ise Kayseri'de gördüğümüz gibi hayırsever işadamlarının yardımlarıyla stad sahibi olmaktalar. Modern bir stad sahibi olmanın diğer bir yolunu da bizlere TOKİ'ye stad yaptıranlar öğretti.

Kayseri'li taraftarların bu noktayı atlamamaları, Fenerbahçe'nin "yeni stad hayırlı olsun" pankartıyla sahaya çıkmaları gecenin bende en çok heyecan yaratan anlarıydı; elbette Semih ve Alex'in bu yeni stadın ağlarını yokladıkları dakikalar dışında...

2 Mart 2009 Pazartesi

Zor Hafta

Deplasmanda aldığımız Cibona galibiyetiyle TOP8 umutlarını da yeşertmişken araya giren Türkiye Kupası'nın ilk gününde Telekom'u ezmemize rağmen ikinci günde Efes Pilsen yenilgisiyle Türkiye Kupası'ndan elenmemiz; ardından Cibona'ya kendi sahamızda 22 sayı farkla yenilerek avantajımızı kaybetmemiz ve son olarak ligde aldığımız 110-95'lik Beşiktaş Cola Turka yenilgisi.

Tanjevic'in son maçlardaki açıklamaları da basketbolcularına mesajlar içeriyor. Cibona maçının ardından "Özellikle Euroleague'de kendi sahanızda rakibinizin 84 sayı atmasına izin verirseniz kazanmanız çok zordur." diyen Tanjeviç Beşiktaş maçının ardından da ribauntlardaki 31-12'lik hezimetin altını çizdi. Gerçekten de altı çizilmeyecek gibi değil. Mirsad gibi bir ribaund canavarına sahip bir takımın 40 dakikada sadece 12 ribaund almasını fiziksel yorgunluktan başka birşeye bağlamak zor.

İşin kötüsü bu tempo durma bilmiyor. Önümüzde kaybedersek bir hafta kala Euroleague'e havlu atacağımız CSKA deplasmanı ve akabinde bu sezon iki kez karşılaşıp yenildiğimiz, playofflarda durumu eşitlemek için kazanmak zorunda olduğumuz Efes Pilsen maçı var. Allah takıma ve Tanjevic'e kolaylık versin...

1 Mart 2009 Pazar

Kadıköy'ün Fırsatçı Golcüsü

Diego Alfredo Lugano Moreno. Kadıköy'e çıktığı ilk maçta 2 gol atarak başladığı yolculukta Fenerbahçe formasıyla üçüncü sezonunu yaşıyor. Sözleşmesi uzatılacak mı, uzatılmayacak mı tartışmaları sürerken o gollerini sıralamaya devam ediyor. Bu sezon 6'ncı golüne ulaşan Uruguaylı defans oyuncumuz 3 sezonda şimdiye kadar çıktığı 66 maçta attığı toplam 10 golün 8'ini Kadıköy'de atmış.

Bu sezon Alex'in 9 golle en golcü oyuncu ünvanını koruduğu takımımızda Lugano 6. golle ikinci sırada. Kadıköy'ün diğer golcüleri Semih 5, Güiza ise 4 golle takipteler...
Blog Widget by LinkWithin