Bosna-Hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bosna-Hersek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Basketbolcularımızdan Srebrenitsa Anısına Destek


Genç Boşnaklar Derneği Srebrenitsa Katliamının 16'ncı yıldönümünde ses getirecek bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Dernek, resmi rakamlara göre Srebrenitsa Katliamı'nda katledilen 8372 Boşnak'ın anısına 8372 çift ayakkabı topluyor. Ayakkabılar 9-10 Temmuz tarihlerinde Taksim Gezi Parkı'nda katliama göz yuman Birleşmiş Milletler'in İngilizce baş harfleri olan "UN" şeklinde sergilenecek. İlki geçen sene Berlin'de yapılan bu etkinlik uluslararası kamuoyuna Avrupa'nın ortasında gerçekleşen bu soykırımdaki sorumluluklarını hatırlatmayı amaçlıyor.

Projeye katılanların başında da Fenerbahçe Ülker basketbol takımı oyuncuları geliyor. Derneğin internet sitesinde basketbolcularımızdan Sarunas Jasikevicius, Erbil Eroğlu, Emir Preldzic, Marko Tomas, Oğuz Savaş, Tarence Kinsey, Kaya Peker, Sean May ve Berkay Candan'ın kampanya için bağışladıkları ayakkabılarla çektirdikleri fotoğraflara yer verilmiş.

Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.8372.org adresinden ulaşabilirsiniz.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Terim'den inciler: "Dünya Kupası'na gidememenin ceremesini istifa ederek çekiyorum."

Yok keyfini sürseydin!


Böyle bir rezaletin ardından böyle bir pişkinlik de ancak ondan beklenirdi. Ayda 260 bin TL, yani yılda 3 milyon 120 bin TL maaş aldığı yazılan sayın Terim, Dünya Kupası'na gidemememizin faturasını Türk Futbolundaki geri kalmışlığa kesti!

Grup karşılaşmalarını 30 puanlı grup lideri İspanya'nın 15 puan, 19 puanlı Bosna-Hersek'in 4 puan gerisinde 15 puanla 3'üncü sırada tamamlayan takımımızın teknik direktörü olarak Terim "4 sene boyunca istikrarlı bir Milli Takım yarattık." demekten hiç utanmadı.

"Bir gün başka bir yerde, başka koşullarda birlikte oluruz." sözleriyle amacının Futbol Federasyonu Başkanlığı olduğunu açık bir şekilde ortaya koyarken Türk futbolunun geleceğinin de nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu görmüş olduk.

Tek kelimeyle çirkef bir karaktere sahip böyle bir insanın vazgeçilmez olması Türk futbolunun ve Türkiye'nin ayıbıdır diye düşünüyorum. Bu milletin vekilleri hakkında "onlardan 550 tane var, ama Terim tek" diyecek kadar megalomanlaşabilen birinin ivedi olarak Türkiye'den uzaklaşarak yurt dışında bir süre daha eğitim alması gerektiğini düşünüyorum.

Taktik anlayıştaki kıtlıktan dolayı hemen her milli maçı gerginlik ortamına sokarak futbolcularını motive etmeye çalışan; kendi taraftarının tepkisinden korktuğundan hiçbir önemli maçı Şükrü Saracoğlu ve İnönü'de yaptırmayan ve bu sayede "İstifa" tezahuratlarının kısık kalmasını sağlayan Terim'in "Başka bir Milli Takım'ın başına da geçebilirim." sözlerinin gerçekleşmesi en büyük dileğim!

Bu yolda sonuna kadar arkandayız!

Terim'in Türk Futbolu'nun sorunlarıyla ilgili Basın Toplantısı: http://www.ntvmsnbc.com/id/25011984/

Türk futbolunun en büyük sorunu onun yönetimde olmasıdır!

11 Ekim 2009 Pazar

"En istikrarlı dönem!"


2010 Dünya Kupası eleme gruplarında grup ikincisi Bosna-Hersek'in 4 puan gerisindeki milli takımımızın teknik direktörünün açıklamalarına kulak verelim:

"25’i özel, 30’u resmi 55 maç yaptık. 26 galibiyet, 16 beraberlik ve 13 yenilgi aldık. Bu dönem, tüm zamanlar içinde bir teknik adamın bir defada milli takımda en uzun görev aldığı dönemdir. En fazla maç kazanıp, en az yenildiği dönemdir, en istikrarlı dönemdir."

"Son iki maçın sonucunda tüm ümitlerimiz bitebilir. Ancak böyle olsa dahi Milli Takımın yakaladığı başarıyı gözardı etmemeli."


Bu açıklamaların ertesi gününde oynanan karşılaşmalarda Bosna-Hersek deplasmanda herşeyimiz Estonya!'yı 2-0 yenerken, "en istikrarlı dönem"ini yaşayan millilerimiz de Belçika'ya 2-0 mağlup oldular.

Grupta son maçlara girilirken milli takımımız grup ikincisi Bosna-Hersek'in 7 puan gerisinde. Biliyoruz ki; "Amansız, Rakibine Diz Çökmez. Amansız Asla Pes Etmez." 70 milyonun içinden çıkan yüzlerce futbolcuya karşın, biz futbolu amansızca oynamaya devam edelim; 4,5 milyon nüfuslu Bosna-Hersek "futbol oynasın".

Polonya ile Ukrayna'nın ortaklaşa düzenleyeceği 2012 Avrupa Şampiyonası yolundaki mücadelemize yine amansızca mı başlayacağız, yoksa artık futbol oynamaya mı çabalayacağız?
Blog Widget by LinkWithin