Milli takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2009 Pazar

"En istikrarlı dönem!"


2010 Dünya Kupası eleme gruplarında grup ikincisi Bosna-Hersek'in 4 puan gerisindeki milli takımımızın teknik direktörünün açıklamalarına kulak verelim:

"25’i özel, 30’u resmi 55 maç yaptık. 26 galibiyet, 16 beraberlik ve 13 yenilgi aldık. Bu dönem, tüm zamanlar içinde bir teknik adamın bir defada milli takımda en uzun görev aldığı dönemdir. En fazla maç kazanıp, en az yenildiği dönemdir, en istikrarlı dönemdir."

"Son iki maçın sonucunda tüm ümitlerimiz bitebilir. Ancak böyle olsa dahi Milli Takımın yakaladığı başarıyı gözardı etmemeli."


Bu açıklamaların ertesi gününde oynanan karşılaşmalarda Bosna-Hersek deplasmanda herşeyimiz Estonya!'yı 2-0 yenerken, "en istikrarlı dönem"ini yaşayan millilerimiz de Belçika'ya 2-0 mağlup oldular.

Grupta son maçlara girilirken milli takımımız grup ikincisi Bosna-Hersek'in 7 puan gerisinde. Biliyoruz ki; "Amansız, Rakibine Diz Çökmez. Amansız Asla Pes Etmez." 70 milyonun içinden çıkan yüzlerce futbolcuya karşın, biz futbolu amansızca oynamaya devam edelim; 4,5 milyon nüfuslu Bosna-Hersek "futbol oynasın".

Polonya ile Ukrayna'nın ortaklaşa düzenleyeceği 2012 Avrupa Şampiyonası yolundaki mücadelemize yine amansızca mı başlayacağız, yoksa artık futbol oynamaya mı çabalayacağız?

12 Eylül 2009 Cumartesi

Takım


Eurobasket 1999'da Tanjevic'in İtalya'sını izlerken ne kadar imrendiysem bugün Türk milli takımını izlerken de o kadar gurur duydum. İki takımın ortak özelliği oyuncular arasında uçurum olmaması ve hiçbir oyuncunun 40 dakika sahada kalmak zorunda kalmamasıydı. O turnuvada İtalya'nın da bulunduğu gruptan lider çıkan Türkiye az adamla oynadığı için yorgun düşmüş, gruplardan sonraki bütün maçlarını kaybederek 8'inci olmuştu. İtalya ise 12 oyuncusundan da faydalanarak turnuvayı şampiyon kapatmıştı.

Son Dünya Şampiyonu İspanya bugün 12 Dev Adam'a boyun eğdi. Turnuvadaki galibiyet serimizi 4 maça çıkardık. Bunun devamı gelir veya gelmez onu bilemem ama bugün izlediğim şeyin takım olduğuna eminim. Kerem Gönlüm'ün dopingi yüzünden Ersan'a biraz daha fazla yük binse de genel olarak kısa süreli formsuzluk ve sakatlıkları en az hasarla atlatabilecek, kişilere bağlı olmayan bir takım var ortada. Tanjeviç'in İtalya'nın başında yaşadığı bu gururu Türkiye'yle bize de yaşatması dileğiyle, milli takımımızın yolu açık olsun.

6 Eylül 2009 Pazar

Road to FIFA World Cup 2010, South Africa



5'inci grupta oynanan 7'ser mac sonrasi puan durumu su sekilde olustu.

Spain 21
Bosnia 15
Turkey 11
Belgium 7
Estonia 5
Armenia 1

Artik Ispanya bu isi bitirmis, grup lideri olarak Afrika'ya gidecek gorunuyor. Ikincilik icin ise gozler hafta icinde Zenica'da Bosna-Hersek'le Turkiye arasinda oynanacak maca cevrilmis durumda. Turkiye icin adeta bir olum-kalim maci haline gelen karsilasmayi Turkiye'nin kazanmasi durumunda son maclari heyecanla izlenecek bir grup olur 5'inci grup.

Iki kardes ulkenin mucadelesinden hayirli bir skor cikmasini diliyorum.

2 Nisan 2009 Perşembe

Ersun Yanal & Fatih Terim ...

Ersun Yanal 28 Nisan 2004'te yapılan sözleşme ile 4 yıllığına A Milli Takım Teknik Direktörlüğüne getirilmişti. Ama fazla uzun sürmedi milli takım macerası... Neden mi?

Çünkü o Türk gazetecilerle anladıkları dilden konuşmuyordu. Kabadayı ağızlı değildi. İşine bakıyor, milli takımın başarısı ile uğraşıyordu.

Sonu ne mi oldu? Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı tarafından 04 Haziran 2005'te İnönü Stadı'nda son Avrupa Şampiyonu Yunanistan'ı yenemediğimiz bir maç sonrası, basın tarafından Ersun Yanal'a karşı gaza getirilmiş tribünlerden yükselen Ersun Yanal istifa sloganlarının ardından, A Milli Takım Teknik Direktörlüğüne son verilmesine karar verildi. 

08 Haziran 2005'te Kazakistan karşısında alınan 6-0'lık galibiyet de onu kurtaramadı... O günlerde bir delikanlı teknik direktör çıkıp da desteklemedi Ersun Yanal'ı... Pusuya yatıp bekledi birçokları...

Son hafta içerisinde tesadüf bu ya yine Avrupa Şampiyonu ile oynadık. Hem de aynı haftada iki defa. Sonuç 0 puan. Türkiye grup ikincisi Bosna'nın 4 puan gerisinde grup üçüncüsü olarak Dünya Kupası finallerine katılma şansını zora soktu. Ne Ersun Yanal'a saldıran medya var ortalıkta, ne Ersun Yanal'ı istifaya davet eden tribünler, ne de o zamanki gibi bir federasyon başkanı. Hani "bu takımı Yanal'ın elinden alıp bir ustaya vermeli" diyen borazanlar bugün nerede?

Hani "höt deyince ..." diye bir deyiş var ya... Biliyorum bu basın neden böyle susuyor; iyi ki Fatih Terim "höt" dedi senelerce !

Blog Widget by LinkWithin