Emir Preldzic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emir Preldzic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Basketbolcularımızdan Srebrenitsa Anısına Destek


Genç Boşnaklar Derneği Srebrenitsa Katliamının 16'ncı yıldönümünde ses getirecek bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Dernek, resmi rakamlara göre Srebrenitsa Katliamı'nda katledilen 8372 Boşnak'ın anısına 8372 çift ayakkabı topluyor. Ayakkabılar 9-10 Temmuz tarihlerinde Taksim Gezi Parkı'nda katliama göz yuman Birleşmiş Milletler'in İngilizce baş harfleri olan "UN" şeklinde sergilenecek. İlki geçen sene Berlin'de yapılan bu etkinlik uluslararası kamuoyuna Avrupa'nın ortasında gerçekleşen bu soykırımdaki sorumluluklarını hatırlatmayı amaçlıyor.

Projeye katılanların başında da Fenerbahçe Ülker basketbol takımı oyuncuları geliyor. Derneğin internet sitesinde basketbolcularımızdan Sarunas Jasikevicius, Erbil Eroğlu, Emir Preldzic, Marko Tomas, Oğuz Savaş, Tarence Kinsey, Kaya Peker, Sean May ve Berkay Candan'ın kampanya için bağışladıkları ayakkabılarla çektirdikleri fotoğraflara yer verilmiş.

Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.8372.org adresinden ulaşabilirsiniz.

25 Nisan 2011 Pazartesi

'Gönlüm'ün Hediyesi


Euroleague Son 16'da bitime 3 maç kala başta Mirsad olmak üzere takımda baş gösteren sakatlıklar rüya gibi başlayan Avrupa serüvenine kabus gibi bir son hazırlamıştı. Mart başında Avrupa'ya veda ettikten sonra da basketbol takımını sonuçlar dışında fazla takip etme fırsatım olmamıştı, ta ki dünkü Efes Pilsen maçına kadar. Aradan neredeyse iki ay geçmesine rağmen sakatlıklar peşimizi bırakmış değil. Neyse ki, Efes Pilsen de bizim oyunumuza ayak uydurdu da son çeyreğe kadar düşük tempoda seyreden maçı uzatmalara götürüp 8 kişiyle kazanabildik.

Kinsey sakatlığı nedeniyle maç kadrosunda yoktu. Sakatlar kervanına Jasikevicius da katılmış. Engin Atsür geçen hafta tekrar ameliyat olup sezonu kapattı. Mirsad ve Vidmar'ın son durumları nedir bilmiyorum ama onlar da ortalıkta yoklar. Neticede Efes maçında Ukic, Ömer ve Tomas'ın ortalama 40 dakika süre aldığı, Emir'in oyun kurucu pozisyonunda Ukic'in tek yardımcısı olduğu ve aslında en rahat bölgemiz olan pota altında Sean May'in rotasyonun tam göbeğine oturduğu bir Fenerbahçe izledik.

Kerem Gönlüm'ün bitime 5 saniye kala iki serbest atışı da kaçırıp eşitliği bozamaması maçın Fenerbahçe adına dönüm noktasıydı. Uzatmalarda iki hücum üst üste sayı bulunca Efes'in kalan süreyi diken üstünde oynaması bize yaradı. Hücumda Emir'in liderliğinde zor da olsa kazandık.

Efes'te Rakocevic ve Kerem Gönlüm dışardan etkili oldular. Biz de ise Ukic'in 19 sayı 11 ribaundu, Emir'in çoğu maçın son periyodu ve uzatmalarda gelen 10 sayı, 4 ribaund ve 5 asisti ve Oğuz'un pota altındaki en güvenilir oyuncu görüntüsünü vermesi dikkat çekiciydi. Bu sonuçla bitime 2 hafta kala liderliği garantiledik. Artık finalleri bekliyoruz...

Maçtan sonra Efes Pilsen Genel Menajeri Engin Özerhun'un maçın sonucuna Kerem Gönlüm'ün kaçırdığı faullerden daha az etkisi olan 1-2 pozisyon ile ilgili verdiği fevri röportaj şube kapatma tehdidinin yaklaştığını gösteriyor. Onu da heyecanla bekliyoruz...

Fotoğraf: tbf.org.tr

2 Şubat 2011 Çarşamba

Emir Buyuk Yerden (FB 80-72 Žalgiris)


Engin, Vidmar ve Kinsey'den sonra sakatlar kervanina katilan Kaya'nin yoklugunda, Omer'in hasta hasta oynamasina ragmen Zalgiris'i Sinan Erdem'de maglup etmeyi basardik. Sakat kadrosundan Turkiye standartlarinin ustunde bir 5 cikmasi sakatliklarin ciddiyetini, geride kalanlarin Son 16 seviyesinde mac aliyor olmasi da derin kadronun onemini gosteriyor. Belki zorlandik, macin basinda 10 sayi geri dustuk, yakaladik, tekrar yakalandik ama sonunda Valencia macinin son hucumuna damgasini vuran Emir'in emriyle maci sokup aldik.

Emir'in son 6 dakikadaki istatistikleri (6 sayi, 2 asist, 2 top calma, 2 ribaunt) karar periyodunda onu plana cikartsa da takim geriye dustugunde takimin maca tutunup, ortak olmasinda Mirsad ve Jasikevicius'un paylari buyuktu. Mirsad iki uzunun yoklugunda daha fazla sure aldi ama oyunda kaldiklari surelerde Jasikevicius ile beraber geri dusen takima ivme ve ozellikle hucumda akicilik kazandiran isimler oldular.

Hucumda uzunlardan sadece Oguz'u etkili kullanabildik. Ancak ozellikle May bekleneni veremeyince yuk Lavrinovic, Oguz ve Mirsad'in sirtina bindi. Maci da adeta 8 kisi bitirdik. Oguz Valencia macina kiyasla hem hucumda hem de savunmada cok daha etkiliydi. Tomas ve Ukic cok kritik ucluklere imza attilar ve Omer Onan'in etkisiz gununda kisa rotasyonunu ayakta tuttular.

Euroleague'e 1 hafta ara veriliyor ve onumuzdeki hafta lig maci da yok ama onun yerine Kayseri'de duzenlenecek Turkiye Kupasi 8'li finalinde olacagiz. Persembe gunu Banvit ile acilisi yapip sonuna kadar gidebilirsek 4 gunde ust duzey 3 maca cikmamiz gerekecek. Sakatliklarla bogustugumuz bu surecte Turkiye Kupasi'nda hedefe ulasmanin yaninda yeni sakatliklarin yasanmamasi en buyuk temmenimiz olacak. Tam iki hafta sonra oynanacak Zalgiris deplasmanina daha fazla eksikle gitmek istemiyoruz. Zira oradan alinacak bir galibiyet, Olimpiakos macini liderlik macina cevirecek.

Not: Macin Fenerbahcemiz acisindan en ilginc istatistiginden bahsetmeden gecmeyelim.

Faul Yuzdesi: (9/22) %40.9
3 Sayi Yuzdesi: (11/23) %47.8


Macin kopmamakta israr etmesinin arkasinda yatanlardan biri de sanirim bu acaip istatistik.

Valencia macinda da benzer bir durum soz konusuymus (1-sayi: %57.1, 3-sayi: %50). Son 16'da 3 mac sonunda acik ara en kotu faul atan takimiz. (%58.7, en yakin rakip %66.7) Mac basina ortalama 20 serbest atis atiliyor olsa her mac 8 sayinin buhar oldugunu gosterir ki, bu durum Son 16 seviyesinde dikkat edilmezse cok can yakar, aman diyelim...

Fotograf: tbf.org.tr

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Kral ve Veliahtı


Orlando Magic evinde oynadığı son maçı kazanarak NBA finalinin kapısını araladı. Son olarak Cleveland'da oynanan maçta seri 3-2'ye gelse de Orlando'nun buradan seriyi kaybetmesi "Yok artık Lebron James!" dedirtir. 

Herkesin favori gördüğü Cleveland'ı şaşkına çeviren oyunu tamamen Hidayet'e bağlamak niyetinde değilim. Ancak Orlando'nun gerçek bir oyun kurucu eksikliğinde Hidayet'ten alabileceğinin en fazlasını aldığını söylemekte fayda var. Bu durum basketbol altyapısı, çok yönlülüğü ve oyun zekasıyla Hidayet'i Orlando için düşük model Michael Jordan haline getiriyor. Neticede Boston'da son şampiyonu eleyen Orlando'nun beyni Hido, Lebron James'in insanüstü performansıyla önüne geçeni deviren Cleveland'ı da gerçeklerle yüzleştirdi.

Hidayet'i izlerken aklıma Emir Preldzic geldi. O da özellikle Solomon takıma katılana kadar 2.05 boyuyla oyun kurucu görevini birçok kez başarıyla yerine getirdi. Basketbolu birçok yönden Hidayet'le paralellik gösteren Emir ligde ve hatta Euroleague'de birçok maçta genç yaşına rağmen sazı eline alma cesareti gösterdi. Tıpkı Hido gibi çok iyi bir basketbol sezgisi ve pas yeteneğine sahip. Tanjevic'in katı rotasyonunda ancak 20 dakika almasına rağmen Euroleague koçlarının oylarıyla Avrupa'nın yükselen yıldızı ödülü için en fazla oy alan beşinci oyuncu olması onun değerinin göstergesi. 

Röportajlarında NBA sevdalısı olmadığını belirtiyor ancak draft edilme ihtimali oldukça yüksek. Gitse de gitmese de şutlarını geliştirip, güçlenmesi gerekiyor. Hidayet'e doyamayan Avrupa basketbolu ve bizler Emir'i dört gözle bekliyoruz.
Blog Widget by LinkWithin