Zalgiris Kaunas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zalgiris Kaunas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2011 Çarşamba

Emir Buyuk Yerden (FB 80-72 Žalgiris)


Engin, Vidmar ve Kinsey'den sonra sakatlar kervanina katilan Kaya'nin yoklugunda, Omer'in hasta hasta oynamasina ragmen Zalgiris'i Sinan Erdem'de maglup etmeyi basardik. Sakat kadrosundan Turkiye standartlarinin ustunde bir 5 cikmasi sakatliklarin ciddiyetini, geride kalanlarin Son 16 seviyesinde mac aliyor olmasi da derin kadronun onemini gosteriyor. Belki zorlandik, macin basinda 10 sayi geri dustuk, yakaladik, tekrar yakalandik ama sonunda Valencia macinin son hucumuna damgasini vuran Emir'in emriyle maci sokup aldik.

Emir'in son 6 dakikadaki istatistikleri (6 sayi, 2 asist, 2 top calma, 2 ribaunt) karar periyodunda onu plana cikartsa da takim geriye dustugunde takimin maca tutunup, ortak olmasinda Mirsad ve Jasikevicius'un paylari buyuktu. Mirsad iki uzunun yoklugunda daha fazla sure aldi ama oyunda kaldiklari surelerde Jasikevicius ile beraber geri dusen takima ivme ve ozellikle hucumda akicilik kazandiran isimler oldular.

Hucumda uzunlardan sadece Oguz'u etkili kullanabildik. Ancak ozellikle May bekleneni veremeyince yuk Lavrinovic, Oguz ve Mirsad'in sirtina bindi. Maci da adeta 8 kisi bitirdik. Oguz Valencia macina kiyasla hem hucumda hem de savunmada cok daha etkiliydi. Tomas ve Ukic cok kritik ucluklere imza attilar ve Omer Onan'in etkisiz gununda kisa rotasyonunu ayakta tuttular.

Euroleague'e 1 hafta ara veriliyor ve onumuzdeki hafta lig maci da yok ama onun yerine Kayseri'de duzenlenecek Turkiye Kupasi 8'li finalinde olacagiz. Persembe gunu Banvit ile acilisi yapip sonuna kadar gidebilirsek 4 gunde ust duzey 3 maca cikmamiz gerekecek. Sakatliklarla bogustugumuz bu surecte Turkiye Kupasi'nda hedefe ulasmanin yaninda yeni sakatliklarin yasanmamasi en buyuk temmenimiz olacak. Tam iki hafta sonra oynanacak Zalgiris deplasmanina daha fazla eksikle gitmek istemiyoruz. Zira oradan alinacak bir galibiyet, Olimpiakos macini liderlik macina cevirecek.

Not: Macin Fenerbahcemiz acisindan en ilginc istatistiginden bahsetmeden gecmeyelim.

Faul Yuzdesi: (9/22) %40.9
3 Sayi Yuzdesi: (11/23) %47.8


Macin kopmamakta israr etmesinin arkasinda yatanlardan biri de sanirim bu acaip istatistik.

Valencia macinda da benzer bir durum soz konusuymus (1-sayi: %57.1, 3-sayi: %50). Son 16'da 3 mac sonunda acik ara en kotu faul atan takimiz. (%58.7, en yakin rakip %66.7) Mac basina ortalama 20 serbest atis atiliyor olsa her mac 8 sayinin buhar oldugunu gosterir ki, bu durum Son 16 seviyesinde dikkat edilmezse cok can yakar, aman diyelim...

Fotograf: tbf.org.tr

26 Kasım 2009 Perşembe

Litvanya'da Hayata Döndük

Damir Mrsic
Euroleague gruplarında ilk maçları tamamladık. Fenerbahçe Abdi İpekçi'de ağırladığı grubun iki favorisi Barcelona ve Siena'ya yenilmesine rağmen deplasmanda aldığı Asvel ve Zalgiris galibiyetleriyle toparladı ve alttaki gruptan kendisini kurtardı. Takım içinde oyuncuları bir araya getirmek için ne yapılıyor bilmiyorum ama üst üste alınan mağlubiyetler, yüksek sesle dile getirilmeye başlanan teknik kadro değişimi söylentileri üzerine Zalgiris karşısında maça kendisini beklediğimden daha fazla veren bir takım vardı sahada. Yeterli olmasa da istekli bir savunma ve daha da önemlisi hücumda alternatifler arayan bir takım görmek umutlu olmak için önemli.

Sene başında birkaç maç üst üste 3-5 asist ile maç tamamlayan takımın Solomon ayrıldıktan sonra Greer ve Mrsic'in önderliğinde 14 asist yapması sevindirici. Belki Solomon'un gidişinden sonra oyun kurucu pozisyonunda bir eksiklik var gibi gözükse de kısa rotasyonundaki şişkinliği almak takımı daha dengeli hale getirdi. Kinsey, Giricek, Solomon, Greer ve hatta Türkiye Ligi'nde yabancı kontenjanı nedeniyle daha uzun süreler alan Ömer Onan gibi kenarda oturtması güç olan oyuncular arasındaki dakika dağılımını hepsini memnun edecek şekilde yapmak neredeyse imkansızdı.

Diğer çözülemeyen husus da 4 numara eksikliği ve Mirsad'ın hala takıma katılmamış olması. Transfer yapılmayacağı açıklaması dışında herhangi bir detay verilmediği için bunun sebepleri hakkında ancak fikir yürütülebilir. Belki Enes'in dönmesini bekliyorlardı, belki de diğer uzunlarla idare edebileceğimizi düşündüler. Neticede Mirsad ikinci yarıdan itibaren takımdaki yerini alırsa bu dönemi hasarsız atlatmamız mümkün. Sezon başındaki oturması imkansız gibi gözüken kadro için bu geçiş dönemi biraz sert oluyor ancak kadrodaki uyumluluk emarelerini görmek herhangi bir transferden daha sevindirici. Nitekim mevcut kadroyla bir ritim yakalayabilirsek Mirsad'ın katılması takımı bozmaz fakat özellikle yabancı bir transfer yapmış olsaydık Mirsad'ın dönüşü yeni sorunlar doğurabilirdi.

Takım zamanla toparlanacaktır. Barcelona, Siena gibi elit takımlarla deplasmanda henüz mücadele edecek durumda değiliz belki ama bize daha yakın bütçeleri olan takımları kendi evlerinde yenebiliyoruz. Bu da değeri bilinmesi gereken bir özelliğimiz. Tabi dışarıda yendiğimiz rakipleri içeride çok daha rahat geçeriz demek isterdim ama bu takımın üzücü bir istatistiği var. O da takımın iç saha performansının deplasmandaki ile neredeyse aynı olması. Takımla ilgili hiçbir konuda olmadığım kadar umutsuz olduğum bir konu olsa da bunu değiştirecek olan da Fenerbahçe taraftarının "büyüklüğünü" icraata dökmesidir. İşte o zaman deplasmanda yendiklerimiz Türkiye'ye kültür turizmi kapsamında gelirler, elitler de belki yine bir iki kez sıçrarlar ama üçüncüde kabusları oluruz.
Blog Widget by LinkWithin