Yildirim Demiroren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yildirim Demiroren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2010 Salı

Tribüne Yabancıyı Kim İstedi?


Futbol Federasyonu 6+2 olan yabancı kontenjanının 6+2+2 olmasına karar verdi. Bir başka deyişle tribüne iki tane transfer hakkı çıktı. Yapılan açıklamada bu kararın hangi gerekçeyle kabul edildiği yönünde bilgi verilmiyor. Fenerbahçe'nin yabancı sınırlamasının kaldırılması yönünde 3-4 yıl önce yaptığı başvurudan bu yana hiçbir kulüp yabancı kontenjanı konusunu gündeme dahi getirmemişti. Herhangi bir açıklama yapılmayınca da "Durup dururken tribünde oturacak oyuncu sayısının arttırılmasını gerektirecek ne oldu?" sorusu akıllara geliyor.

En mantıklı açıklama elinde patlayan yabancılardan dolayı transfer yapamaz hale gelen Beşiktaş'ın bu dönemde elinin güçlendirilmesi oluyor. Bu federasyonun Hasan Doğan ile birlikte Şubat 2008'de göreve başladığını farz edersek, bu kararı almak için üç sezon beklenmesi de bu ihtimali güçlendiriyor. Eğer bu karar başından beri federasyonun ajandası bulunuyorsa neden şimdiye kadar beklendiğine açıklık getirilmesi futbol yönetiminin şeffaflığı açısından faydalı olacaktır. Zira önceki dönemlerde yabancı kontenjanının zırt pırt değişmesine alışmış olan futbol kamuoyu bundan 2 yıl önce alınacak benzer bir kararı garip karşılamayacaktı.

Eğer bu karar futbol federasyonunun 3 yıllık tecrübesiyle şekillendiyse bu da Türkiye'de futbol yönetimine talip olanların futbol kamuoyunun en ciddi sorunlarıyla ilgili hiçbir fikir sahibi olmadan yola çıktıklarını gösterir ki, bu da başlı başına vahim bir durumdur.

Neticede bir karar verilmiş. 2 yıl içerisinde yeni bir karar verileceğini, eninde sonunda da yabancı sayısının serbest bırakılacağını tahmin etsem de, umarım günlük endişelerle alınmış bu karar Türk Futbolu için hayırlı olur.

13 Haziran 2009 Cumartesi

Mehmet'i aldık, topuzu da bize kalmasın...

Yıldırım Demirören topuzu aldı...Mehmet Topuz transferi Aziz Yıldırım'ın masaya yumruğu vurmasıyla sonuçlandı diyebiliriz. Özellikle Topuz'un Fenerbahçe maçlarındaki antipatik hareketleri nedeniyle bu transfere aylar öncesinden karşı çıkan Fenerbahçeliler olduğu gibi Türk futbolcular arasında sivrilmiş bir isim olmasından dolayı onu Fenerbahçe formasıyla görmek isteyenler de oldukça fazlaydı.

Mehmet Topuz "Ben Beşiktaşlıyım, Fenerbahçe'de de oynamam" dediği gün birçok kişi gibi benim için de transferin boyutu tamamen değişti. Bu transfer bir futbolcuyu kadroya katmaktan öte Türkiye'de futbolu kuralıyla oynayanların atacakları gol veya takacakları kapak meselesi haline geldi.

Daha birkaç ay önce benzer bir yöntemle şampiyonluğun mimarlarından "Fenerbahçeli" Yusuf Şimşek'i Trabzonspor'un elinden kapıp "doğuştan Beşiktaşlı" olarak kamuoyuna tanıtan Beşiktaş bu defa sert kayaya çarptı. Mehmet Topuz şu veya bu sebeple insani kalitesini, profesyonelliğini yerle bir etme pahasına bazı popülist açıklamalar yapmış olsa da Fenerbahçe'den başkasına yar olmadı. Oyunu kuralına göre oynayan Mehmet Topuz'u transfer etti. Yıldırım Demirören, sözde menajer Metin Korkmaz ve Mehmet Topuz ise ağızlarından çıkan lafları yemekle meşguller.

Talimatlar diyor ki, önce futbolcunun kulübüyle anlaşılıp oyuncuyla görüşmek için izin alınır, ardından futbolcuyla görüşülüp anlaşılır. Devre arasında Trabzonspor bu tavrı "etik olmayan davranış" olarak tanımlayıp bir kınama mesajıyla aradan çekilince Beşiktaş da amacına ulaşmış oldu. Halbuki bu davranış suç, talimatlara aykırı. Fenerbahçe de Mehmet Topuz o lafları sarfettikten sonra transferden vazgeçebilirdi. Ama geri adım atınca da ne kendini akıllı sanan "eziklerin" kural tanımazlığı gündeme geliyor ne de sizin elinize geçen birşey oluyor.

Mehmet Topuz transferinin futbol anlamında bize ne vereceğini hiç merak etmiyorum. Beklentim tüm Avrupa'da ceza verilen bu şark kurnazlığının, UEFA'ya bağlı bir federasyon tarafından da benzer şekilde değerlendirilmesi. Beşiktaş kulübü kimseden saklamadığı bu girişiminden dolayı, menajer Korkmaz ise Kayserispor ile anlaşılmadan futbolcu adına Beşiktaş ile anlaştığı için cezalandırılmalıdır. Aziz Yıldırım'ın bu riskli ama sağlam duruşu Türk futbolu için ancak bu şekilde ödüllendirilip kazanca dönüştürülebilir. Aksi halde Türk futbolunda değişen hiçbir şey olmaz. Futbolcular kurallara uymaya çalışan başkanların "Beni neden arıyorsun, kulübünle anlaşıp seni alacağız." sözlerini samimiyetsizlik olarak algılar; bazı parazitler açık açık futbolcuyu ayartıp üstüne oyunu kuralına göre oynayanlara ezik yakıştırması yapar; kulüpler de ihtiyaç duydukları futbolcudan bu parazitler yüzünden vazgeçip hem masada hem sahada kaybederler.

Sonuç olarak, popüler deyimiyle Mehmet'i aldık ama "topuz"u başka birilerinin alması gerekiyor. Aziz Yıldırım bu riski bir futbolcu için almadı, camia da bir futbolcu yüzünden çalkalanmamalı. Başarısızlık halinde olası bir muhalefet söylemi haline geleceğinden emin olsam da camia olarak Aziz Yıldırım'ın bu transferle ilgili yaklaşımına destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak bizim dışımızda federasyonun da sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. Neticede bizim kapak takmaktan başka yaptırımımız yok. Kurallara uyanları taçlandırıp maganda başkan ve holigan menajerleri "topuz"landıracak iradeyi Türkiye Futbol Federasyonu'ndan beklemek en doğal hakkımız...

20 Nisan 2009 Pazartesi

Zırva

Bülent Korkmaz 1-0 kazandıkları İBB maçı sonrası aciklamalarda bulunuyor;

"Geldiğimden beri hiç mazeret sunmadım, ama o kadar çok mazeret var ki... Bunu kimse dile getirmiyor, bu önemli değil benim için."

Yıldırım Demirören'in Radyospor canlı yayınındaki açıklamaları;

"Tezgah diye bir şey olma şansı yok. Her takım aleyhine veya lehine verilen kararlarda hepimiz yara aldık. Şu anda şampiyonluğa 4 takım adaydır ve sonuna kadar mücadele edecektir. Tezgah kelimelerini kullanmak Türk futboluna zarar vermektir. Biz bir kez, aralık ayında konuştuk, sonra da sustuk. Biz ne federasyonu, ne de hakemleri hedef aldık, geçmişe dikkat çektik. Şunu gördük ki, çok konuşan çok hata yapar.

Hiçbir ülkede hakem hataları bu kadar çok tartışılmıyor. Bu kadar tartışılan ortamda iyi birini yetiştirmek zor. Hatada hep art niyet, tezgah arıyoruz. Belki bunlara ben de dahildim ama yanlıştan dönmek lazım. Hata yapmayan insan, çalışmayan insandır. Bu iş sadece hakemle bitmiyor.

Hakem hata yapıyor, hemen bir kulüp başkanı çıkıyor 'Federasyonu devirelim' diyor. Bizim kafa olarak bunlardan kurtulmamız lazım."
Blog Widget by LinkWithin