14 Mart 2011 Pazartesi

Tribünden Fotoğraflar (FB 2-0 Konyaspor)


Geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği'ni Ankara'nın karla kaplı beyaz zemininde 4-2'yle deviren Fenerbahçemiz, Spor Toto Süper Lig’in 25'inci haftasında Yılmaz Vural'ın çalıştırdığı ve ligin sondan ikinci sırasında bulunan Konyaspor'u ağırladı.

Konyaspor'u Niang ve Semih'nın golleriyle 2-0 mağlup eden Fenerbahçemiz, ikinci yarıda Kadıköy'deki 4'ncü maçından da aynı skorla ayrılmış oldu.

Ligde ikinci yarının başlamasıyla çıkışa geçen; sırasıyla Antalya(D), Trabzon, Manisa(D), Kayseri, Beşiktaş(D), Kasımpaşa ve Gençlerbirliği(D) maçlarından 3'er puanla ayrılan Fenerbahçemiz Konyaspor'u da devirerek ikinci yarıda 8'de 8 yaptı ve Trabzon'un önünde liderliğini sürdürdü.

Konyaspor ekibinde ise haftayı puansız kapatan düşme hattındaki rakibi Galatasaray'la arasındaki puan farkını azaltamamanın hüznü vardı.

Sıradaki Maç: 18 Mart 2011 Cuma 21.00 Galatasaray-Fenerbahçe (Türk Telekom Arena)

27 Şubat 2011 Pazar

Tribünden Fotoğraflar (FB 2-0 Kasımpaşa)


Geçtiğimiz hafta Beşiktaş'ı İnönü'de 4-2'yle deviren Fenerbahçemiz, Spor Toto Süper Lig’in 23'üncü haftasında lig sonuncusu Kasımpaşa'yı ağırladı.

Kasımpaşa'yı Alex ve Dia'nın golleriyle 2-0 mağlup eden Fenerbahçemiz, ikinci yarıda Kadıköy'deki 3'ncü maçından da aynı skorla ayrılmış oldu.

Ligde ikinci yarının başlamasıyla çıkışa geçen; sırasıyla Antalya(D), Trabzon, Manisa(D), Kayseri ve Beşiktaş(D) maçlarından 3'er puanla ayrılan Fenerbahçemiz Kasımpaşa'yı da devirerek ikinci yarıda 6'da 6 yaptı ve Trabzon'un önünde maç fazlasıyla liderliğe oturdu.

Kasımpaşa ekibinde ise Beşiktaş ve Galatasaray'la arasındaki puan farkını azaltamamanın hüznü vardı.

Sıradaki Maç: 07 Mart 2011 Pazartesi 20.00 Gençlerbirliği-Fenerbahçe

15 Şubat 2011 Salı

Tribünden Fotoğraflar (FB 2-0 Kayserispor)


Spor Toto Süper Lig’in 21'inci haftasında Kayserispor'u ağırlayan Fenerbahçemiz, aynen iki hafta önceki Trabzonspor karşılaşmasında olduğu gibi; yine Niang ve Lugano'nun golleriyle rakibini 2-0 mağlup etti ve "sevgililer günü"nde kendisini yalnız bırakmayan taraftarlarına şampiyonluk yolunda büyük umutlar verdi.

Ligde ikinci yarının başlamasıyla çıkışa geçen; sırasıyla Antalya, Trabzon ve Manisa maçlarından 3'er puanla ayrılan Fenerbahçemiz Kayserispor'u da devirerek 4'te 4 yaptı ve Trabzonspor'un 2 puan gerisinde 45 puanla 2'nciliğe yükseldi.

Beşiktaş'ın 7, Galatasaray'ın ise 10 puan önündeki Kayseri ekibinde ise rakipleriyle arasındaki puan farkını açamamanın hüznü vardı.

Şimdi gözler hafta sonunda İnönü Stadı'nda çakma galaktikosla oynayacağımız maça çevrildi.

Tüm İslam alemine hayırlı kandiller diliyorum.

Sıradaki Maç: 20 Şubat 2011 Pazar 20.00 Beşiktaş-Fenerbahçe

2 Şubat 2011 Çarşamba

Emir Buyuk Yerden (FB 80-72 Žalgiris)


Engin, Vidmar ve Kinsey'den sonra sakatlar kervanina katilan Kaya'nin yoklugunda, Omer'in hasta hasta oynamasina ragmen Zalgiris'i Sinan Erdem'de maglup etmeyi basardik. Sakat kadrosundan Turkiye standartlarinin ustunde bir 5 cikmasi sakatliklarin ciddiyetini, geride kalanlarin Son 16 seviyesinde mac aliyor olmasi da derin kadronun onemini gosteriyor. Belki zorlandik, macin basinda 10 sayi geri dustuk, yakaladik, tekrar yakalandik ama sonunda Valencia macinin son hucumuna damgasini vuran Emir'in emriyle maci sokup aldik.

Emir'in son 6 dakikadaki istatistikleri (6 sayi, 2 asist, 2 top calma, 2 ribaunt) karar periyodunda onu plana cikartsa da takim geriye dustugunde takimin maca tutunup, ortak olmasinda Mirsad ve Jasikevicius'un paylari buyuktu. Mirsad iki uzunun yoklugunda daha fazla sure aldi ama oyunda kaldiklari surelerde Jasikevicius ile beraber geri dusen takima ivme ve ozellikle hucumda akicilik kazandiran isimler oldular.

Hucumda uzunlardan sadece Oguz'u etkili kullanabildik. Ancak ozellikle May bekleneni veremeyince yuk Lavrinovic, Oguz ve Mirsad'in sirtina bindi. Maci da adeta 8 kisi bitirdik. Oguz Valencia macina kiyasla hem hucumda hem de savunmada cok daha etkiliydi. Tomas ve Ukic cok kritik ucluklere imza attilar ve Omer Onan'in etkisiz gununda kisa rotasyonunu ayakta tuttular.

Euroleague'e 1 hafta ara veriliyor ve onumuzdeki hafta lig maci da yok ama onun yerine Kayseri'de duzenlenecek Turkiye Kupasi 8'li finalinde olacagiz. Persembe gunu Banvit ile acilisi yapip sonuna kadar gidebilirsek 4 gunde ust duzey 3 maca cikmamiz gerekecek. Sakatliklarla bogustugumuz bu surecte Turkiye Kupasi'nda hedefe ulasmanin yaninda yeni sakatliklarin yasanmamasi en buyuk temmenimiz olacak. Tam iki hafta sonra oynanacak Zalgiris deplasmanina daha fazla eksikle gitmek istemiyoruz. Zira oradan alinacak bir galibiyet, Olimpiakos macini liderlik macina cevirecek.

Not: Macin Fenerbahcemiz acisindan en ilginc istatistiginden bahsetmeden gecmeyelim.

Faul Yuzdesi: (9/22) %40.9
3 Sayi Yuzdesi: (11/23) %47.8


Macin kopmamakta israr etmesinin arkasinda yatanlardan biri de sanirim bu acaip istatistik.

Valencia macinda da benzer bir durum soz konusuymus (1-sayi: %57.1, 3-sayi: %50). Son 16'da 3 mac sonunda acik ara en kotu faul atan takimiz. (%58.7, en yakin rakip %66.7) Mac basina ortalama 20 serbest atis atiliyor olsa her mac 8 sayinin buhar oldugunu gosterir ki, bu durum Son 16 seviyesinde dikkat edilmezse cok can yakar, aman diyelim...

Fotograf: tbf.org.tr

31 Ocak 2011 Pazartesi

Hayata Döndük



Kabus gibi geçen Türkiye Kupası maçlarında oluşan ve yaklaşık 1 aydır süren karamsar tablo ikinci yarının ikinci haftasında gelen Trabzonspor galibiyetiyle yerini umutlu ama temkinli bir bekleyişe bıraktı. Ortaya koyduğumuz futbol herkesi hayal kırıklığına uğratsa da, ligin ilk yarısını liderin 9 puan gerisinde tamamlamış olmanın değerini bugün anlıyoruz. Zira iki haftada kendimizi Trabzon ve Bursa'nın ensesinde bulduk.

İkinci yarının açılış maçında Antalyaspor karşısında alınan galibiyet hem Trabzonspor hem de Bursaspor'un haftayı beraberliklerle kapatmaları nedeniyle çok önemliydi. Ancak ortaya konan futbol gelecek için umut vermiyordu. Trabzonspor maçı tam bir ölüm kalım maçı halini aldı. Aslında amacımız da Trabzonspor maçına bir anlam kazandırmaktı. Bu nedenle de Antalyaspor karşısında alınan 1-0'lık galibiyete sahadaki futbolcular deliler gibi sevindiler. Geçen hafta herşeye rağmen alınan galibiyetin bugün oynanan maçın atmosferine etkisi tartışılmaz. Taraftar gruplarının yeniden donattığı tribünler, Trabzonspor gibi kalburüstü orta sahası olan bir takıma önde baskı yapıp çuvallamayan bir takım, elde edilen haklı galibiyet ve kış uykusuna yatan şampiyonluk ümitlerinin tekrar yeşermesi. Bu akşam adeta hayata döndük.

Derbilerin Kilidi Yine Sahnedeydi

Fenerbahçemiz sahaya Volkan, Gökhan-Lugano-Yobo-Santos, Mehmet-Selçuk-Emre-Dia, Alex-Niang ilk 11'i ile çıktı. Bu sezon fazla görme fırsatı bulamadığımız agresif başlangıç bizleri bekliyordu. Fenerbahçe orta sahası Selçuk, Emre ve Mehmet Topuz'un önderliğinde Selçuk-Colman'ın yükünü çektiği Trabzonspor orta sahasına üstünlük kurdu. Maçların ilk yarılarına göre ligin açık ara lideri olan Fenerbahçemiz böyle bir iştah ve üstünlükle başladığı maçın başında Lugano ve Niang ile iki gol birden bulmayı başardı. İki farklı öne geçtikten sonra bu süreçte sarfedilen yüksek efor nedeniyle yaşanan düşüş ilk yarının son 10-15 dakikasında Trabzonspor'u kalemize yaklaştırsa da sonuç değişmedi.

İkinci yarıda merakla beklenen ise Fenerbahçe'nin alışkanlığını sürdürüp son yarım saatte yelkenleri suya indirip indirmeyeceğiydi. Bünyamin Gezer maç boyunca her faulde eline cebini götürme hastalığıyla Selçuk'u iki faulle dışarı gönderdi. Tam orta sahada bir değişiklik beklentisine girmişken bu sefer Trabzonspor cephesinde Glowacki benzer şekilde oyundan atıldı. İkinci yarının başından Glowacki'nin atıldığı 70'inci dakikaya kadar geçen sürede Trabzonspor'un Fenerbahçe'ye bariz bir üstünlük kuramamasının altında Trabzonspor'un ikinci yarıya Colman'ın yerine Yattara'yla başlaması yatıyordu. Trabzonspor'un Selçuk-Colman ve hatta zaman zaman bu ikiliye katılan Ceyhun ile Fenerbahçe orta sahasına ve Fenerbahçe takımına geçmiş maçlarda zorluklar çıkardıklarını hatırlıyoruz. Ancak Selçuk İnan'ın yalnız başına kaldığı dakikalarda Trabzonspor hem ihtiyaç duyduğu baskıyı kuramadı, hem de Fenerbahçe'nin son dakikalara daha diri girmesini sağladı. Biz de bu hamlesi nedeniyle Şenol Güneş'e şükranlarımızı iletiyoruz.

Transfer Beklentisi

İkinci yarıya girerken transfer yapılmaması taraftarın futbol takımına ilgisini sıfıra indirse de, bu hamlesizliğin istemeden de olsa iki haftada alınan 6 puanda payının olduğunu düşünüyorum. Zira futbol takımının beklentileri yüksek olsa da camianın baskısı pek hissedilmedi, üzücü olsa da camia takıma olan güven eksikliği nedeniyle havlu atmaya hazırdı. Trabzonspor maçından sonra işin seyri değişti. Bugünden itibaren camianın beklentileri yükselecek. Bu beklentilerin altında kalmamak için de takımın orta sahasındaki alternatifsiz yapıyı unutmamak gerekiyor. Bu nedenle Aykut Kocaman'ın orta sahaya transfer yapılabileceği mesajı maçtan sonra gündemi en çok işgal eden açıklamaydı. Genelde maç kaybedince gündem değiştirmek için ortaya atılan transfer söylentilerinin aksine böylesi bir galibiyetten sonra gelen bu açıklama sevindirici. Transfer gerçekleşir mi, ne kadar faydalı olur, tartışılır; ancak bu durum teknik kadronun takımın eksiğinin farkında olduğunu gösteriyor.

Neticede Fenerbahçemiz açısından sıkıntıların devam ettiğini söyleyebiliriz, en azından Trabzonspor maçının bir illüzyon olmadığının ispat edilmesi gerekiyor. Aynı istek ve arzuyu önümüzdeki Manisaspor deplasmanı ve geride kalan maçlarda gösterip, ikinci yarılarda da maç kazanabilen bir takım olabilecek miyiz; futboldan ümidini kesen Fenerbahçe taraftarına bugün "Acaba?" dedirten futbolun devamı gelir mi; emin değilim. Takım ilk kez zorluk seviyesi yüksek bir maç kazanmış olsa da Trabzonspor cephesinin maçı Fenerbahçemiz açısından kolay hale soktuğunu da söyleyebiliriz. Bu nedenle saha sonuçlarında istikrar camiayı şampiyonluk hedefine yönlendirecek yegane unsurdur. Üzücü olan ise ümitsiz taraftarı şampiyonluğa inandırma görevi yine takıma düşüyor.

30 Ocak 2011 Pazar

Tribünden Fotoğraflar (FB 2-0 Trabzonspor)


Spor Toto Süper Lig’in 19'uncu haftasında lider Trabzonspor'u ağırlayan Fenerbahçemiz Lugano ve Niang'ın attığı gollerle zirve yarışında kendisini hesaba katmayanlara "ben de varım" dedi.

Coşkulu tribünler önünde; hem bu seneki tek hedefimiz olan lig şampiyonluğu yolunda en önemli virajlardan birini kayıpsız geçmek, hem de geçen sene ligin son haftasında şampiyonluğu kaybetmemize neden olan maçın intikamını alarak Trabzon'u düşüşe sürüklemek için maça çıkan Fenerbahçemiz, bu amaçlarından ilkine ulaştı. İkinci amacına ulaşıp ulaşamadığını ise ilerleyen haftalar gösterecek.

Şimdi önümüzde 3 önemli maç var. İddiam şu ki; Fenerbahçe sıradaki bu 3 maçtan 9 puan çıkarsın, şampiyon olur.

Fenerbahçemiz 39 puanla 3'üncü... Manisa 28 puanla 6'ncı, Kayseri 36 puanla 4'üncü ve Beşiktaş 31 puanla 5'inci sırada...

05 Şubat 2011 Cumartesi 19.00 Manisaspor- Fenerbahçe
14 Şubat 2011 Pazartesi 20.00 Fenerbahçe-Kayserispor
20 Şubat 2011 Pazar 20.00 Beşiktaş-Fenerbahçe

21 Ocak 2011 Cuma

Nerede Kalmıştık?

Ömer Onan vs. Papaloukas
Grupta geçen sezonun şampiyonu Barcelona'ya deplasmanda yapılan, son 16'nın açılış maçında geçen senenin finalisti Olimpiakos'a tekrarlanınca olay artık "sürpriz" olmaktan çıktı. Bu takımın şakası yok... Maçın sadece son 7 dakikasını takip edebilmiş biri olarak bu maç hakkında yapabileceğim en olumsuz yorum, farkı açınca gevşeyip maçı tehlikeye sokmayı gerektiren geleneklerinden kopmuş, çaresiz rakibi karşısında durmak bilmeyen, merhametsiz anlayışa getirilebilirdi. :)

Maçı izlemeye başladığımda 2 sayı farkla önde olan Olimpiakos cephesindeki endişeye perdeler arasından Spanoulis kaçmasın diye kendini yerden yere atan Ömer'in kontrollü coşkusuna bakarak hak veriyorum. Olimpiakos'un tecrübeli koçu İvkoviç'in en büyük korkusu da bu savunma anlayışına karşı set hücumu oynamakmış zaten açıklamasına bakılırsa. Top kayıplarını azaltınca da Yunan'ın ekmeğiyle oynamışız adeta. Takımdan ayrılan Greer dahil, bu sezon bu takımın formasını giyen her oyuncunun elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını görmek zor değil. Böyle devam ettiği sürece de arkası gelir.

Bunun dışında gerçekleşen ekstra işler var tabi. Kaya'nın 5 faulü, Mirsad'ın eksikliğini daha sonra öğrendim. Bu şartlarda üzerine yük binen May'in Olimpiakos'un afalladığı dönemde attığı sayılar beklentiler dahilinde miydi, emin değilim. Bunun dışında 8/10 üçlük isabetinin altı çizilse de, orada önemli olan isabetli 8 atıştan ziyade sadece 10 tane üç sayı denemesi yapılması. Geçen sezonlarda 30 civarında seyreden üçlük denemesinin bu sezon böylesine düşüş göstermesini sadece uzaklaşan üçlük çizgisiyle açıklamak kolaya kaçmak olur. Zira topu içeriye taşımak için gösterilen çabayı göz ardı edemeyiz. Diğer taraftan Jasikevicius faktörü kenardan az ama öz konuşuyor. Ömer ile birlikte Olimpiakos'un direncini kıran üçlüklerde imzası var.

Son 16'nın açılış maçında grubun favorisini deplasmanda yenerek gruptaki hesapları biraz olsun karıştırdık. Bizim ise daha ilk haftadan ekstra bir galibiyetimiz oldu. Ancak bu galibiyetin bir anlam ifade edebilmesi için önümüzdeki maçlarda alt torbalardan gelen iki takım Valencia ve Zalgiris'e Sinan Erdem Spor Salonu'nda kaybetmemek gerekiyor. 41 kere maşallah diyelim, inşallah başladığımız gibi devam ederiz.

Fotoğraf: daylife.com
Blog Widget by LinkWithin