Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2011 Pazartesi

"Adalet yerini bulmazsa, ilahi adalet yerini bulur."

Başta Hasan Yener olmak üzere Trabzonsporlu yöneticilerin ağzından zırvaları fazlasıyla dinledik. Son düdükten sonra da kaldıkları yerden devam ediyorlar. Fenerbahçe fark atınca rahatsız olan şirin başkan bu sefer Fenerbahçe'nin farklı kazanmamasından rahatsız olmuş ve Trabzonspor'u kendince şampiyon ilan etmiş. [1]

Hasan Yener'in muhtemelen hafta içinde sürdüreceği zırva serisine bir ara verip son zamanlarda Trabzonspor cephesinden çıkan en anlamlı mesajı bir kenara not etmek istiyorum. Şenol Güneş "Adalet yerini bulmazsa ilahi adalet mutlaka yerini bulur." diyerek sezona son noktayı koymuş. Neyi kastettiğinin hiçbir önemi yok, bu sezonu çok güzel özetlemiş, ağzına sağlık.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Bir Yıldız Doğuyor!


"Trabzonspor sahada konuşur." [1] açıklamasının ardından gelen talihsiz Eskişehirspor beraberliği öyle görülüyor ki Trabzonspor'da yeni bir yıldızın doğmasını sağladı. Bu sözlerin sahibi Trabzonspor Genel Sekreteri Hasan Yener son haftalarda takımın Burak Yılmaz'dan sonra en etkili ismi oldu.

"Aykut'un açıklamalarından sonra Trabzonspor penaltı kazanamıyor."[2] tespitinin üzerinden 1 hafta geçmeden Trabzonspor'un Gaziantepspor karşısında ceza sahasının dışında gerçekleşen pozisyonda penaltı kazanması Yenerli Trabzon'un çok farklı olduğunu gösteriyordu. Yener Antep maçından sonra da, "Burak Yılmaz'ın penaltı pozisyonu dışarıda başladı içeride bitti. Dolayısıyla penaltı ve kırmızı kart kararı doğru. Glowacki'nin pozisyonu dışarıda üstelik Giray topa daha yakındı. Dolayısıyla da pozisyonun sarı kart olması normal." [3] sözleriyle sadece kendisine görünen gerçekleri kamuoyuyla paylaşma nezaketinde bulunuyordu. Bu yetenek karşısında kayıtsız kalamayan yerel basın mensubunun kendisine maçı neresiyle izlediği konusunda yönelttiği soruya içtenlikle cevap veren Yener, "Bendeki Allah vergisi bir yüzsüzlük, elimden geldiğince maçları izlememeye gayret ediyorum. Sizlere de tavsiye ederim" dedi.

Diğer taraftan yine Antep maçında Trabzonspor tribünlerine asılan "Günahların Takımı Fenerbahçe" pankartıyla ilgili yaptığı savunmada Hasan Yener: "Geçmiş dönemlere bakıldığında Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı`nda öyle pankartlar var ki onları göstersek RTÜK bizi kapatır." [4] sözleriyle en iyi savunma hücumdur mantığını ortaya koyarken de sahada! konuşma geleneğini sürdürdü.

Geçen hafta Fenerbahçe'nin Ankaragücü karşısında 3 penaltıyla gelen 6-0'lık galibiyetini bir televizyon programına değerlendiren Yener, "F.Bahçe'nin üç penaltı bulması çok enteresan. Maçı izlemedim. Ama bu konuda telefonlar aldım. İlk penaltı konusunda tereddütleri var arkadaşların. Aykut Kocaman'ın yüzü kızarmıştır herhalde. Aykut hocanın söyledikleri karşılığını buldu galiba. Yarış keşke sahada olsa. Medyaya bakacağız. Bu hafta neler yazacaklar? Kamuoyunun takdirine bırakıyorum."[5] sözleriyle takımının en göze batan ismi olarak İstanbul kulüplerinin dikkatini çekti. Sözlerini "Trabzonspor'un haram puanı yok"[6] diyerek tamamlayan Hasan Yener'in son olarak "Türkiye'de Trabzonspor'dan başka takım için sahada konuşmam" demesi Trabzon'da silah sesleriyle kutlandı. Trabzon polisi de infiale sebep olmamak için kutlamalara silahlarıyla katıldı.

3 Mayıs 2011 Salı

ZIRVA #2

Zırva sırası Trabzonspor Kulübü Asbaşkanı Nevzat Şakar'da...

"Cüneyt Çakır Türkiye'nin en deneyimli hakemlerinden biridir. Ülkemizi yurt dışında son derece başarılı şekilde temsil etmektedir. Biz Cüneyt Çakır'a güveniyoruz. Pozisyonun başlangıcı ceza sahası dışında oldu ama Gaziantepsporlu oyuncunun müdahalesi ceza sahası içinde devam etti. Hakem de yan hakeme danışarak kararını verdi. Pozisyonun penaltı olduğuna inanıyorum"

"Biz yöneticiler çok sağduyulu olmak zorundayız. Verdiğimiz beyanatlar Türkiye'de çok ortamı geriyor diye düşünüyorum. Buna çok dikkat etmemiz lazım."

Kaynak

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Sen Korkma, Yasa Senden Korksun!

Avni Aker'de tekrar tekrar asılan pankartı infiale sebep olmamak için kaldıramamak, Kadıköy'de pankart kaldırıp üstüne pankartı asanları toplatıp ceza vermek.

Yaşasın "Kadıköy'de itinayla uygulanan" sporda şiddetle mücadele yasası...

Yarın Fenerbahçe taraftarı "Pontus Rum'a Rum Polisi" pankartını açmaya kalksa olacakları tahmin etmek çok da zor değil...

Fenerbahçe'ye Medya Kıyağı

LigTV Semih'in kaçırdıklarından 1 gol çıkarıp maçın skorunu 3-0'a bağlamış. Gol dakikasının Trabzon için büyük anlam ve önemi olan 61 olması da ilginç. Trabzonspor cephesinde bu durum "Fenerbahçe'ye Medya, Trabzonspor'a Allah yardım ediyor." açıklamasının bir ispatı olarak görülüyor.

1 Mayıs 2011 Pazar

Zirvenin İki Yüzü

Şampiyonluk yarışında son 3 haftaya girilirken zirvenin iki ortağı rekorlar kırarak yollarına devam ediyor.

Trabzonspor 135 gün aradan sonra tek farklı galibiyet alma geleneğine son vererek büyük bir başarıya imza attı. Trabzonspor yönetiminin "Aykut Kocaman'ın açıklamalarından sonra bize penaltı çalınmıyor." açıklamasından sonra gelen kırmızılı penaltının komplo olduğu iddia ediliyor. Kulübe yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre Burak'ın aslında uzak mesafeden attığı gol montajlanarak penaltıya çevrilmiş. Fenerbahçeli medyanın LigTV'de konuşlanan örgütünün Trabzonspor'u zalim göstermek için olmayan pozisyonları olmuş gibi gösterdiği iddia ediliyor. Konu ile ilgili Trabzonspor yetkililerinin hafta içerisinde gündeme bomba gibi düşecek açıklamalar yapması bekleniyor. 729 gündür Trabzonspor'un aleyhine penaltı kararı verilmemesi gerçeğinin basına sızması da Trabzonspor cephesinde büyük tepki çekti. Maç kasetlerini detaylı bir şekilde inceleyip iddialara görüntülerle cevap vermek için oluşturulan heyetten 2 aydır haber alınamıyor.

Diğer taraftan Fenerbahçe ligde 140 gündür yenilmiyor.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Hayata Döndük



Kabus gibi geçen Türkiye Kupası maçlarında oluşan ve yaklaşık 1 aydır süren karamsar tablo ikinci yarının ikinci haftasında gelen Trabzonspor galibiyetiyle yerini umutlu ama temkinli bir bekleyişe bıraktı. Ortaya koyduğumuz futbol herkesi hayal kırıklığına uğratsa da, ligin ilk yarısını liderin 9 puan gerisinde tamamlamış olmanın değerini bugün anlıyoruz. Zira iki haftada kendimizi Trabzon ve Bursa'nın ensesinde bulduk.

İkinci yarının açılış maçında Antalyaspor karşısında alınan galibiyet hem Trabzonspor hem de Bursaspor'un haftayı beraberliklerle kapatmaları nedeniyle çok önemliydi. Ancak ortaya konan futbol gelecek için umut vermiyordu. Trabzonspor maçı tam bir ölüm kalım maçı halini aldı. Aslında amacımız da Trabzonspor maçına bir anlam kazandırmaktı. Bu nedenle de Antalyaspor karşısında alınan 1-0'lık galibiyete sahadaki futbolcular deliler gibi sevindiler. Geçen hafta herşeye rağmen alınan galibiyetin bugün oynanan maçın atmosferine etkisi tartışılmaz. Taraftar gruplarının yeniden donattığı tribünler, Trabzonspor gibi kalburüstü orta sahası olan bir takıma önde baskı yapıp çuvallamayan bir takım, elde edilen haklı galibiyet ve kış uykusuna yatan şampiyonluk ümitlerinin tekrar yeşermesi. Bu akşam adeta hayata döndük.

Derbilerin Kilidi Yine Sahnedeydi

Fenerbahçemiz sahaya Volkan, Gökhan-Lugano-Yobo-Santos, Mehmet-Selçuk-Emre-Dia, Alex-Niang ilk 11'i ile çıktı. Bu sezon fazla görme fırsatı bulamadığımız agresif başlangıç bizleri bekliyordu. Fenerbahçe orta sahası Selçuk, Emre ve Mehmet Topuz'un önderliğinde Selçuk-Colman'ın yükünü çektiği Trabzonspor orta sahasına üstünlük kurdu. Maçların ilk yarılarına göre ligin açık ara lideri olan Fenerbahçemiz böyle bir iştah ve üstünlükle başladığı maçın başında Lugano ve Niang ile iki gol birden bulmayı başardı. İki farklı öne geçtikten sonra bu süreçte sarfedilen yüksek efor nedeniyle yaşanan düşüş ilk yarının son 10-15 dakikasında Trabzonspor'u kalemize yaklaştırsa da sonuç değişmedi.

İkinci yarıda merakla beklenen ise Fenerbahçe'nin alışkanlığını sürdürüp son yarım saatte yelkenleri suya indirip indirmeyeceğiydi. Bünyamin Gezer maç boyunca her faulde eline cebini götürme hastalığıyla Selçuk'u iki faulle dışarı gönderdi. Tam orta sahada bir değişiklik beklentisine girmişken bu sefer Trabzonspor cephesinde Glowacki benzer şekilde oyundan atıldı. İkinci yarının başından Glowacki'nin atıldığı 70'inci dakikaya kadar geçen sürede Trabzonspor'un Fenerbahçe'ye bariz bir üstünlük kuramamasının altında Trabzonspor'un ikinci yarıya Colman'ın yerine Yattara'yla başlaması yatıyordu. Trabzonspor'un Selçuk-Colman ve hatta zaman zaman bu ikiliye katılan Ceyhun ile Fenerbahçe orta sahasına ve Fenerbahçe takımına geçmiş maçlarda zorluklar çıkardıklarını hatırlıyoruz. Ancak Selçuk İnan'ın yalnız başına kaldığı dakikalarda Trabzonspor hem ihtiyaç duyduğu baskıyı kuramadı, hem de Fenerbahçe'nin son dakikalara daha diri girmesini sağladı. Biz de bu hamlesi nedeniyle Şenol Güneş'e şükranlarımızı iletiyoruz.

Transfer Beklentisi

İkinci yarıya girerken transfer yapılmaması taraftarın futbol takımına ilgisini sıfıra indirse de, bu hamlesizliğin istemeden de olsa iki haftada alınan 6 puanda payının olduğunu düşünüyorum. Zira futbol takımının beklentileri yüksek olsa da camianın baskısı pek hissedilmedi, üzücü olsa da camia takıma olan güven eksikliği nedeniyle havlu atmaya hazırdı. Trabzonspor maçından sonra işin seyri değişti. Bugünden itibaren camianın beklentileri yükselecek. Bu beklentilerin altında kalmamak için de takımın orta sahasındaki alternatifsiz yapıyı unutmamak gerekiyor. Bu nedenle Aykut Kocaman'ın orta sahaya transfer yapılabileceği mesajı maçtan sonra gündemi en çok işgal eden açıklamaydı. Genelde maç kaybedince gündem değiştirmek için ortaya atılan transfer söylentilerinin aksine böylesi bir galibiyetten sonra gelen bu açıklama sevindirici. Transfer gerçekleşir mi, ne kadar faydalı olur, tartışılır; ancak bu durum teknik kadronun takımın eksiğinin farkında olduğunu gösteriyor.

Neticede Fenerbahçemiz açısından sıkıntıların devam ettiğini söyleyebiliriz, en azından Trabzonspor maçının bir illüzyon olmadığının ispat edilmesi gerekiyor. Aynı istek ve arzuyu önümüzdeki Manisaspor deplasmanı ve geride kalan maçlarda gösterip, ikinci yarılarda da maç kazanabilen bir takım olabilecek miyiz; futboldan ümidini kesen Fenerbahçe taraftarına bugün "Acaba?" dedirten futbolun devamı gelir mi; emin değilim. Takım ilk kez zorluk seviyesi yüksek bir maç kazanmış olsa da Trabzonspor cephesinin maçı Fenerbahçemiz açısından kolay hale soktuğunu da söyleyebiliriz. Bu nedenle saha sonuçlarında istikrar camiayı şampiyonluk hedefine yönlendirecek yegane unsurdur. Üzücü olan ise ümitsiz taraftarı şampiyonluğa inandırma görevi yine takıma düşüyor.

30 Ocak 2011 Pazar

Tribünden Fotoğraflar (FB 2-0 Trabzonspor)


Spor Toto Süper Lig’in 19'uncu haftasında lider Trabzonspor'u ağırlayan Fenerbahçemiz Lugano ve Niang'ın attığı gollerle zirve yarışında kendisini hesaba katmayanlara "ben de varım" dedi.

Coşkulu tribünler önünde; hem bu seneki tek hedefimiz olan lig şampiyonluğu yolunda en önemli virajlardan birini kayıpsız geçmek, hem de geçen sene ligin son haftasında şampiyonluğu kaybetmemize neden olan maçın intikamını alarak Trabzon'u düşüşe sürüklemek için maça çıkan Fenerbahçemiz, bu amaçlarından ilkine ulaştı. İkinci amacına ulaşıp ulaşamadığını ise ilerleyen haftalar gösterecek.

Şimdi önümüzde 3 önemli maç var. İddiam şu ki; Fenerbahçe sıradaki bu 3 maçtan 9 puan çıkarsın, şampiyon olur.

Fenerbahçemiz 39 puanla 3'üncü... Manisa 28 puanla 6'ncı, Kayseri 36 puanla 4'üncü ve Beşiktaş 31 puanla 5'inci sırada...

05 Şubat 2011 Cumartesi 19.00 Manisaspor- Fenerbahçe
14 Şubat 2011 Pazartesi 20.00 Fenerbahçe-Kayserispor
20 Şubat 2011 Pazar 20.00 Beşiktaş-Fenerbahçe

22 Ağustos 2010 Pazar

Trabzonspor - Fenerbahçe (Maç Öncesi)


Trabzonspor geçen senenin sonuna doğru yükselen formunu bu yıla da taşıdı ve şu anda sezona en formda giriş yapan takım gibi gözüküyor. Bursaspor'u 3-0 yenerek kazandıkları Süper Kupa ile bunun ödülünü aldılar.

Sahada en iyi yaptıkları iş topa hükmetmek. Bizim yıllardır rakiplerimize özellikle zorluk seviyesi yüksek maçlarda üstünlük kurmamızın altında yatan bu unsur bugün onları öne çıkarıyor. Fenerbahçemiz ise gerek kilit oyuncuların eksikliği gerekse de oyun anlayışındaki değişiklikler nedeniyle bu özelliğini şimdiye kadar Antalyaspor maçı dışında hiçbir maçta gösteremedi. Aksine topu kovalayan taraf oldu.

Geçen sene Türkiye Kupası finalinde oyunu geride kabullenince maçın sonunu getirememiştik. Pazartesi günü takımımızı yine zorlu bir sınav bekliyor. Bir arada oynamaya alışmış Selçuk, Colman, Ceyhun, Alanzinho, Burak, Yattara ve Engin gibi orta saha oyuncularının yanı sıra kanatlardan destek veren Cale ve Serkan gibi top tekniği ve fiziksel özellikleri ortalamanın üstünde olan bir futbolcu grubuna karşı nasıl bir Fenerbahçe izleyeceğimiz merak konusu.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Sende o saf, berrak temizliği göremiyorum Bakan Çelik

15 Mayıs 2010. Ligin sonu geldi ve Bakanlarımız Şampiyon olmasını istedikleri takımı işaret etmek için Bursa'dalar. Fenerbahçe'nin karşılaştığı takımları ve özellikle de o takımların kalecilerini hedef tahtasına koymayı da ihmal etmiyorlar.

"Yarın akşam maçtan sonra bunu konuşmak lazım. Bu son maçlardaki tabloyu görünce ligde o saf, berrak temizliği göremiyorum.'' Devlet Bakanı Faruk Çelik

kaynak: http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1238532

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Centilmen Kulüp


AntiFenerbahçe Spor Kulübü'nün önemli temsilcilerinden Beşiktaş, resmi sitesinden Trabzonspor'a kutlama mesajı yollamış. Biz de, Fenerbahçemizin kazanamadığı her sene yaptıkları kutlamalar için kendilerine 27 yıllık kınayı toptan yolluyoruz.

link: http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=17297

2 Mayıs 2010 Pazar

Şeytanın Bacağı


Bu hafta ligde alınan sonuçlar neticesinde Fenerbahçemiz Şampiyonlar Ligi biletini aldığı için Trabzonspor da kupa finalisti olarak Avrupa Ligi vizesini garantilemiş oldu. Bu açıdan bakıldığında Şanlıurfa'da oynanacak maçın bir ehemmiyeti kalmadı. Ancak bu maçın önemi Avrupa vizesinin çok daha ötesinde. 27 yıldır alınamayan bir kupa ve bu hasretin uzamasından büyük zevk alan bir kitle var Türkiye'de. Öyle ki, bu duygu Fenerbahçelilerin kupasızlık hasretinden daha güçlü. Trabzonsporlular da ayrıca 5 Mayıs 1996'nın 14'üncü yıl dönümünde Fenerbahçe'den intikam almak isteyeceklerdir.

Fenerbahçe cephesinde ise son yıllarda üst üste kaybedilen finallerden sonra değer verilen bir kupa halini aldı Türkiye Kupası. Camia, kupa tarihi boyunca kaybedeni oynayan takımlarından son 6 yıldaki 4'üncü finallerinde şeytanın bacağını kırmalarını bekliyor.

Neticede müzemizde bulunan 27 yaşındaki bu kupanın yanına yenisini eklemenin zamanı geldi de geçiyor. İnşallah sakatlık, ceza, kaza, bela olmadan Şanlıurfa'daki bu önemli virajı dönüp son düzlüğe daha güçlü ve özgüvenli bir şekilde gireriz.
Blog Widget by LinkWithin