2 Nisan 2009 Perşembe

Ersun Yanal & Fatih Terim ...

Ersun Yanal 28 Nisan 2004'te yapılan sözleşme ile 4 yıllığına A Milli Takım Teknik Direktörlüğüne getirilmişti. Ama fazla uzun sürmedi milli takım macerası... Neden mi?

Çünkü o Türk gazetecilerle anladıkları dilden konuşmuyordu. Kabadayı ağızlı değildi. İşine bakıyor, milli takımın başarısı ile uğraşıyordu.

Sonu ne mi oldu? Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı tarafından 04 Haziran 2005'te İnönü Stadı'nda son Avrupa Şampiyonu Yunanistan'ı yenemediğimiz bir maç sonrası, basın tarafından Ersun Yanal'a karşı gaza getirilmiş tribünlerden yükselen Ersun Yanal istifa sloganlarının ardından, A Milli Takım Teknik Direktörlüğüne son verilmesine karar verildi. 

08 Haziran 2005'te Kazakistan karşısında alınan 6-0'lık galibiyet de onu kurtaramadı... O günlerde bir delikanlı teknik direktör çıkıp da desteklemedi Ersun Yanal'ı... Pusuya yatıp bekledi birçokları...

Son hafta içerisinde tesadüf bu ya yine Avrupa Şampiyonu ile oynadık. Hem de aynı haftada iki defa. Sonuç 0 puan. Türkiye grup ikincisi Bosna'nın 4 puan gerisinde grup üçüncüsü olarak Dünya Kupası finallerine katılma şansını zora soktu. Ne Ersun Yanal'a saldıran medya var ortalıkta, ne Ersun Yanal'ı istifaya davet eden tribünler, ne de o zamanki gibi bir federasyon başkanı. Hani "bu takımı Yanal'ın elinden alıp bir ustaya vermeli" diyen borazanlar bugün nerede?

Hani "höt deyince ..." diye bir deyiş var ya... Biliyorum bu basın neden böyle susuyor; iyi ki Fatih Terim "höt" dedi senelerce !

27 Mart 2009 Cuma

Sabır


Ligtv yetkilileri tarafından bir maçla cezalandırıldığı için Kocaelispor karşısına çıkamayan Emre Belözoğlu bu hafta maç boyunca top ayağına geldiğinde kendisini anlamsız bir şekilde ıslıklayan Bursaspor tribünlerinin önüne çıktı. Oyunun gidişatına bakıldığında Bursaspor tribünlerinin Emre'yi etkilediğini söyleyemeyiz. Ancak Bursasporlu futbolcular oyundan bir türlü düşmeyen Emre'ye karşı sertliğin dozunu biraz! kaçırdılar. Emre'nin alışılagelmiş anlık bir tepkiyle Ozan denen serbest stil dövüş sanatçısına tekme tokat girişmemiş olması yadırganmış olacak ki, Emre bu pozisyonda gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü.

Cezalara sebep olan iki pozisyonu toplasan bir sarı kart etmez ama ortada 3 haftada alınan 2 maçlık ceza var.

Sert futboldan, darbeye bağlı sakatlıklardan dolayı şikayetçi olanlar mı vardı? Ben sert futbola da razıyım, futbol olduğu sürece bir sorun yok...



Emre en azından kendisi hakkındaki önyargıları yıkana kadar böyle sinir bozucu hareketlere maruz kalacaktır. Kendisine yakışanı yapar, sakinliğini koruyabilirse hem kendisi hem de Fenerbahçe kazanır.

Video için SERHAT9'a teşekkürler.

24 Mart 2009 Salı

Amansız Olma !

"Amansız Demek - İnatçı Demek, Sürekli Demek.
Amansız Demek - Gururuna Sarılmak Demek.
Amansız, Rakibine Diz Çökmez.
Amansız, Zamana Yenilmez.
Amansız, Acıyı Yener.
Amansız, Kendini Feda Eder.
Amansız Asla Pes Etmez.
Amansız Kanının Son Damlasına Kadar Savaşır.
Amansız Ol."

Sporda şiddeti teşvik eden bir reklamı da ancak biz Türkler yapabilirdik. Gaza gelmeyin, siz amansız (merciless=merhametsiz, acımasız, insafsız) olmayın. 

Futbol savaş değildir!

22 Mart 2009 Pazar

KFY artık eski KFY değil...

KFY, Fenerbahçe tribünlerinin en görkemli tribün şovlarına imza atmış, takımına en zor zamanlarında destek vereceğine inandığımız tribün gruplarından birisi idi. Bursaspor maçında alınan yenilginin ardından anasayfalarında ziyaretçilerini karşılama tarzları bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını gösteriyor.

Eğer bu tepki Bursaspor maçında alınan sonuca ise geçmişte bundan çok daha kötü sonuçları çok daha kötü futbolla aldığımızda KFY destek verenlerden olurdu. Onları kötü gün dostu bilirdik. Bu nedenle verilen tepkinin Bursaspor maçıyla hiçbir alakası olmadığı ortada. Ama bu da durumu daha vahim bir hale sokuyor. Zira bu tepkiyi vermek için Bursaspor maçının bitiş düdüğünün beklenmiş olması bu zamanlamayla işin içinde başka hesapların olduğu düşüncesini akıllara getiriyor.

Sebebi her ne olursa olsun, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı'nın yaptığı hiçbir hata ona "Defol Git" demeyi gerektirmez. İsteyen kongrede hesap sorar ama yenilgilerden sonra terbiyesizce tepkiler vererek ancak kendi inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Memnuniyetsizliği ortaya koyup taraftar toplamanın en etkili yolu olan kötü günde ortaya çıkma basitliğine tenezzül ederek belki Aziz Yıldırım karşısında güçlenmiş de olabilirsiniz. Ama bu taraftar bu terbiyesizliği unutmayacak, KFY hiçbir zaman eski KFY olmayacak.

21 Mart 2009 Cumartesi

Vizyon Eksikliği


Geçenlerde Alex Ferguson'un "5 kupa kazanma hedefimiz yok" açıklamasının ardından yöneticilerimizin ağzına sakız olmuş bir laf geldi aklıma. "Her kulvarda şampiyonluk hedefliyoruz."

Alex Ferguson açıklamasının devamında mevcut kadrosunun şimdiye kadar sahip olduğu en iyi kadro olduğunu da belirtmesine rağmen ağzından "Manchester United'ın hedefi mücadele ettiği bütün kupaları kazanmaktır" lafını alamamış kimse.

Diğer tarafta da, tarihinde 1 kez çeyrek final görünce bir anda Şampiyonlar Ligi kupasını hedeflemek; 8 yıldır Avrupa'da hiçbir başarısı olmadığı halde sırf final ezeli rakibinin sahasında diye bir başka tesadüfe yelken açmak ne kadar da komik kaçıyor değil mi?

Üstüne üstlük bu açıklamaları destekleyici konuşmayan gerçekçi teknik direktörler vizyonsuz ve yönettiği takımlardan 2-3 gömlek küçük olmakla suçlanıyor ve ipler inceldiği yerden kopuyor. Kendi liglerinde çantada keklik gördükleri şampiyonluğu kaçıran teknik direktörle çalışmaya devam etmek de camianın büyüklüğünü anlayamamak oluyor. Unutmadan, Alex Ferguson Manchester United'ın başında ilk lig şampiyonluğunu 8. sezonunda kazanmış. Küçük camianın küçük takımı, küçük takımın küçük hocası olmak böyle birşey işte.

20 Mart 2009 Cuma

Saracoğlu hayallerini, Sami Yen'in çimlerine gömdüler !


UEFA Kupası finalinin Kadıköy'de oynanacağı bir senede UEFA Kupası'nda mücadele eden bir takımın elenişi hakkında 2 satır yazmamak olmaz. 

Bende bu satırları yazma isteğini asıl uyandıran maçtan sonra Arda Turan'ın D-Smart muhabirine yaptığı açıklamalar oldu. "Keşke herkes bizi destekleseydi. İnsanların kalplerine inecekti." şeklinde saçma sapan ifadeler kullanarak 2-0 öne geçtikleri bir karşılaşmada 3-2 mağlup olarak, Hamburg karşısında takımlarını desteklemek için Sami Yen'e gelmiş onbinlere ve televizyonları başındaki milyonlara utanç dolu bir gece yaşatmalarının sorumlusu olarak kendilerinin Saracoğlu'na gitmesini istemeyen ve kendilerini desteklemeyen takımların taraftarlarını göstermek şüphesiz acizliktir. 

Kadıköy'e gelmenizi en çok o iğnelemeye çalıştığın takımın taraftarı olarak bizler istiyoruz Arda hiç merak etme sen. Senelerdir en büyük moral kaynağımızsınız. Nasıl olur da gelmenizi istemeyiz. Keşke mümkün olsa da her hafta gelseniz.

14 Mart 2009 Cumartesi

Fenerbahçe'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği !



12 Mart 2009 Perşembe / Erhan Güven (Zaman)
"... Zira sağ kanatta görev yapan ancak sakatlığı süren Deivid, Kocaelispor önünde oynamayacaktı. Bu durumda Kazım bu mevkide ilk tercih olması gerekirken Aragones, idmanda devre arasında transfer edilen Gökhan Emreciksin'i denedi. ..."

13 Mart 2009 Cuma Fenerbahçe 1-1 Kocaelispor
Kazım ilk onbirde.

14 Mart 2009 Cumartesi / Erhan Güven (Zaman)
"... Sakat olan Deivid'in yokluğunda ise büyük bir sürprize imza atarak tam 9 haftadır 11'de başlamayan Kazım'a şans tanıdı. Oysa İspanyol hoca antrenmanlarda Gökhan Emreciksin'i oynatacağının sinyalini vermişti. ..."


Bu gazetenin internet sayfalarına giriyorsanız farkedersiniz. Yorumları tamamen Galatasaray'a endeksli. Hatta artık emekli olmuş Galatasaraylı futbolcular bile devamlı olarak bu Galatasaraylı gazetenin internet sayfalarında övgüyle anılmaya devam edilmekteler. Sadece Galatasaray'a yönelik haberlerde değil, Fenerbahçe'yle ilgili haberlerde de devamlı olarak Fenerbahçe'ye saldırma hevesi içinde cümleler kuran, Fenerbahçe'nin teknik direktörüne, başkanına her fırsatta saldırmayı, ama bunu yaparken iz bırakmamayı felsefe edinmiş editör ve yazarlarla dolu kadrosuyla bu gazetenin internet sitesi ziyaret edilmemesi gereken "anti-Fenerbahçeli siteler" sıralamamda birinci sırada yer alıyor. 

İnanır mısınız ultraslan'ın ve galatasaray.org'un yazıları beni biçbir zaman bu sitenin saçma sapan cümlelerle dolu Fenerbahçe haberleri gibi sinirlendirmemiştir.

Sormadan edemiyorum; 'Fenerbahçe'ye her fırsatta saldırma arzusunun altında yatan sebep nedir?'

"...Her başarılı sezonun sonunda bir yıldız futbolcusunu gönderen Fenerbahçe yönetimi formasına her şeyiyle bağlı olan kaptanını da (Ümit Özat) göndermekte tereddüt etmedi.... "
kaynak
Blog Widget by LinkWithin