12 Mart 2009 Perşembe

Federasyona bir, digerlerine iki...

Kayserili savunma oyuncusu Eren topa elleriyle cikan Volkan'a tabanini kaldirip ucarak giriyor. Kramponun civileri tesadufen Volkan'in omzuna isabet ettigi icin omzunda acilan 3 cm'lik bir yirtik ve 7 dikisle kurtariyor Volkan. Olay aninda bu dengesiz girise sinirlenen Volkan, Eren'in kicina tekmeyi basinca kirmizi kart goruyor. Neticede Eren'in yaptigi siradan bir faul olarak degerlendirilirken, Volkan kirmizi kart gorup 35 dakika takimini 10 kisi birakiyor ve ustune 2 mac da ceza aliyor. Eren'in maci tamamladigini dusunursek bu cezaya 3 mac da denebilir.

Volkan sinirlerine hakim olamadi ve kirmizi kart gordu, peki topu kaptirdigi icin Semih'e arkadan tekme tokat dalmanin karsiligi sadece sari kart mi oluyor? Volkan suratinin bir karis yanina isabet edip kendisini hastanelik eden tekmenin acisiyla sinirlerine hakim olamadi ve Eren'e tekme atti, Peki Topuz'un Semih'e salladigi tekme tokadin, rakibini bogazindan itip kakmasina ragmen hicbir ceza almamasini saglayan tahrik unsuru neydi merak konusu...

Ilerleyen dakikalarda Emre orta sahada dizine gelen darbeyle yere dusuyor ama karar devam. Saha kenarinda tedavisi suren Emre, Cangele'ye "sen bittin!" dercesine bir bogaz kesme hareketi yapiyor. Eski aliskanliklari tekrar mi ediyor endisesiyle bu hareket camia icinden de tepki aliyor. Ayrica Aragones, Emre'yi kenara alarak duruma el koyuyor. Ancak Fenerbahce camiasinin hassasiyetini kullanan bazi kesimler gerceklesmeyen bir eyleme ceza verilmesi icin Turkiye'yi ayaga kaldiriyorlar.

Emre'nin ceza gerekcesi "rakip takim futbolcusuna yonelik sportmenlige aykiri hareket". Bu o kadar genis bir ifade ki, hangi hareketler bu kapsamda degerlendirilecek tahmin etmek guc. Kendini yere atmak veya sakatlik nedeniyle taca atilan topu rakibe vermemek de sportmenlik disi hareket ama bunlar icin ne kirmizi kart cikarilir, ne de PFDK tarafindan men cezasi verilir. Ama soz konusu takim Fenerbahce olunca Nobre'nin kendini yere attigi iddia edilen pozisyonu derinlemesine incelenir, neticede rakip kalecinin cezasi kaldirilir ve belki Nobre'ye ceza cikmaz ama o darbeyle dusulmez kanisiyla Nobre ahlaksiz ilan edilir. Isin ilginc tarafi Kayseri macinda da Emre sahaya girip Mehmet Topuz gibi topu kaptirdiktan sonra rakibine tekme tokat girseydi de kirmizi kart gorurdu. Ama en azindan gerceklestirdigi bir eylem nedeniyle cezalandirilmis olurdu. Emre yapmadigi bir hareketten dolayi dogal olarak kirmizi kart gormedi, ama anti-Fenerbahce lobisi ve Emre'yi cezalandirmanin dayanilmaz hafifligi birlesince Emre'ye 1 mac ceza cikti.

Ayrica Emre'ye 1 mac oynamama cezasi veriliyor ve ceza Kocaelispor macindan 1 gun once aciklaniyor. Bu karara ne zaman itiraz edip ne zaman cevap alabiliriz? Kocaelispor macindan sonra bu cezayi kaldirirsaniz Emre'ye kendi basina fazladan 1 mac yapma hakki mi verilecek? Yoksa Fenerbahce eksik kadroyla ciktigi macla mi kalacak? Bu karar bana maalesef 2006'da oynanan Vestel Manisa macindan bir gun once durduk yere Deniz Baris'in lisansinin iptal edilmesi olayini hatirlatti. Federasyon farkli ama maksat yine ayni, tekere comak sokmak. Iste bu yuzden Fenerbahce dusmanlarini yenmek bize farz...

Mehmet Topuz'un sportmenlik kokan hareketi de asagida, artik bir anlami yok ama notumuzu duselim...


video icin isyankar'a tesekkurler:)

9 Mart 2009 Pazartesi

"Bu stad TOKİ tarafından yapılmamıştır."

Türkiye'nin gurur duyacağı stadlara bir yenisi eklendi. Kayseri'li merhum işadamı Kadir Has'ın vefatının ardından Kadir Has Vakfı'nın finanse ettiği stad muhteşem bir geceyle kapılarını Türk Futboluna ve kalelerini de Fenerbahçe forvetlerine açtı.

2 katlı olan tribünlerinin bu katları arasında 52 adet de loca barındıran, 32864 seyirci kapasiteli Kadir Has Stadyumuna tramvay ile de şehirden ulaşımın mümkün olacak olması önümüzdeki seneden itibaren Kayserispor'u Türk futbolunda adm adım yukarılara doğru tırmandıracaktır diye düşünüyorum. Böyle bir stada sahip olan kulüplerin mantıklı yönetildikleri takdirde Türkiye'de ligi her sene ilk 5 içerisinde bitirebileceklerini görmek çok zor değil.

Türkiye'de kimi kulüpler yaptıkları planlamalar sayesinde kendi camialarının güçlerinden faydalanarak stadlarını büyütürken, kimi kulüpler ise Kayseri'de gördüğümüz gibi hayırsever işadamlarının yardımlarıyla stad sahibi olmaktalar. Modern bir stad sahibi olmanın diğer bir yolunu da bizlere TOKİ'ye stad yaptıranlar öğretti.

Kayseri'li taraftarların bu noktayı atlamamaları, Fenerbahçe'nin "yeni stad hayırlı olsun" pankartıyla sahaya çıkmaları gecenin bende en çok heyecan yaratan anlarıydı; elbette Semih ve Alex'in bu yeni stadın ağlarını yokladıkları dakikalar dışında...

2 Mart 2009 Pazartesi

Zor Hafta

Deplasmanda aldığımız Cibona galibiyetiyle TOP8 umutlarını da yeşertmişken araya giren Türkiye Kupası'nın ilk gününde Telekom'u ezmemize rağmen ikinci günde Efes Pilsen yenilgisiyle Türkiye Kupası'ndan elenmemiz; ardından Cibona'ya kendi sahamızda 22 sayı farkla yenilerek avantajımızı kaybetmemiz ve son olarak ligde aldığımız 110-95'lik Beşiktaş Cola Turka yenilgisi.

Tanjevic'in son maçlardaki açıklamaları da basketbolcularına mesajlar içeriyor. Cibona maçının ardından "Özellikle Euroleague'de kendi sahanızda rakibinizin 84 sayı atmasına izin verirseniz kazanmanız çok zordur." diyen Tanjeviç Beşiktaş maçının ardından da ribauntlardaki 31-12'lik hezimetin altını çizdi. Gerçekten de altı çizilmeyecek gibi değil. Mirsad gibi bir ribaund canavarına sahip bir takımın 40 dakikada sadece 12 ribaund almasını fiziksel yorgunluktan başka birşeye bağlamak zor.

İşin kötüsü bu tempo durma bilmiyor. Önümüzde kaybedersek bir hafta kala Euroleague'e havlu atacağımız CSKA deplasmanı ve akabinde bu sezon iki kez karşılaşıp yenildiğimiz, playofflarda durumu eşitlemek için kazanmak zorunda olduğumuz Efes Pilsen maçı var. Allah takıma ve Tanjevic'e kolaylık versin...

1 Mart 2009 Pazar

Kadıköy'ün Fırsatçı Golcüsü

Diego Alfredo Lugano Moreno. Kadıköy'e çıktığı ilk maçta 2 gol atarak başladığı yolculukta Fenerbahçe formasıyla üçüncü sezonunu yaşıyor. Sözleşmesi uzatılacak mı, uzatılmayacak mı tartışmaları sürerken o gollerini sıralamaya devam ediyor. Bu sezon 6'ncı golüne ulaşan Uruguaylı defans oyuncumuz 3 sezonda şimdiye kadar çıktığı 66 maçta attığı toplam 10 golün 8'ini Kadıköy'de atmış.

Bu sezon Alex'in 9 golle en golcü oyuncu ünvanını koruduğu takımımızda Lugano 6. golle ikinci sırada. Kadıköy'ün diğer golcüleri Semih 5, Güiza ise 4 golle takipteler...

24 Şubat 2009 Salı

Yenersen Hep Destek



Fenerbahçemiz için tehlike çanları çalıyor.

Bunu ligin ikinci yarısında oynadığımız karşılaşmalarda aldığımız skorlara bakarak söylemiyorum. "Hep Destek Tam Destek" sloganını ortaya çıkaran bir Fenerbahçe taraftar sitesinde bugün üstüste yayınlanan iki habere bakarak söylüyorum.

CK bildirisi olarak yayınlanan bu haberlerden birincisinde hedefte futbolcular vardı (http://www.antu.com/AntuHaberOku.aspx?ID=11481). ANTU DİYOR Kİ başlığıyla yayınlanan ikinci haberde ise hedefte teknik direktörümüz Luis Aragones var (http://www.antu.com/AntuHaberOku.aspx?ID=11485).

Birinci haberde belki kısmen doğruluğu olmakla birlikte futbolcuların koşmadıkları, forma için savaşmadıkları belirtilirken, ikinci haberde Fenerbahçemize uygun olmayan Aragones'le yola devam ettiği için yönetimimiz eleştiriliyordu.

Böylesi zorlu bir maç öncesi yayınlanan bu iki haber Sivas maçını önemli bir yol ayrımı haline getirmiştir. Görünen köy kılavuz istemez. Sivas maçının ardından Fenerbahçemiz ya tekrar şampiyonluk yarışına girecek, ya da "Zavallı Fener Beter ol Beter" tezahuratları kısa sürede rakiplerimizin tribünlerinin en sevilen bestesi olacak.

Buna izin veren, taraftarları yenilse de takımına sahip çıkmaya yönlendirmektense tribünleri dolduruşa getirmeyi tercih edenlerdir.

Keşke bir gün gol yedikçe takımına daha çok sahip çıkan Bursaspor taraftarları gibi olabilsek... İkinci lige düştüğünde tribünlerinden aşağıdaki sesler yükselen Liverpool taraftarları gibi olabilsek...

"Sivas maçını kaybetse de takımı yuhalasak" diye tetikte bekleyenler, Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'den hiçbir şey beklemesinler...

You will never walk alone:

"When you walk through a storm
Hold your head up high
And don't be afraid of the dark
At the end of a storm is a golden sky
And the sweet silver song of a lark
Walk on through the wind
Walk on through the rain
Tho' your dreams be tossed and blown
Walk on, walk on
With hope in your heart
And you'll never walk alone
You'll never, walk alone"

Fırtınada yürürken başını hep dik tut
Ve karanlıktan sakın korkma
Çünkü sonunda altın rengi bir gökyüzü
Ve mutluluğun gümüşten şarkısını bulacaksın
Hayallerin sarsılsa da, alt üst olsa da
Rüzgarda, yürümeye devam et
Yağmurda, yürümeye devam et
Kalbinde umutla, yürümeye devam et
Ve bil ki, hiçbir zaman yalnız yürümeyeceksin
Asla ama asla yalnız yürümeyecek

23 Şubat 2009 Pazartesi

Suçlu Kim?

7 Subat 2009 - Galatasaray 1-1 Kayserispor
8 Subat 2009 - "Federasyon'dan destegimizi cekeriz."
12 Subat 2009 - "Sivasspor ve Kayserispor maclarinda kural hatasi yapildi. Hakemleri ve federasyonu uyariyoruz."
14 Subat 2009 - Antalyaspor 1-0 Galatasaray
17 Subat 2009 - "Federasyon'dan biri Ali Sami Yen'e gelirse yanina oturmam."
22 Subat 2009 - Galatasaray 2-5 Kocaelispor
23 Subat 2009 - "Yeni Teknik Direktorumuz Bulent Korkmaz"

Galatasaray yonetiminin son iki haftadaki aciklamalarina gore Kocaelispor macina kadar kotu gidisatin sorumlusu federasyon ve kurullariymis gibi gozukuyor. Ancak dun alinan kararla fatura Skibbe'ye kesilmis.

Bu durum ya bir maclik performansa bakilarak gonderilen yeni bir teknik direktor hikayesi ya da hakemler ve federasyonu etki altina alma cabalarinin belgesi.

21 Şubat 2009 Cumartesi

Dün ve Bugün


Fenerbahçemiz'de bir kesim Büyükşehir Belediyespor karşılaşmanın ardından 2-0'lık yenilginin faturasını teknik direktör Aragones'e kesmişti. Fenerbahçe tıpkı bugün olduğu gibi erken dakikalarda yediği golden sonra maçı çevirebilecek hamleyi yapamıyordu. Gerek rüzgarlı saha şartları, gerekse rakibin sert oyununa göz yuman ve ofsayttan iki gol yememize sebep olan hakemler unutulmuş ihale tamamen Aragones'e yıkılmıştı.

Belediye maçından bir gün önce Galatasaray'ın kendi sahasındaki yenilgisiyle başlattığı ve birçok kez tekrarlayıp bugüne kadar getirdiği isyan açıklamaları silsilesi dahi Fenerbahçe camiasını uyandırmadı.

Gençlerbirliği karşısında benzer bir şekilde saçma sapan bir golle yenik duruma düştük, üstelik maça çok da iyi başlamıştık. Yenik duruma düşmeden bulduğumuz 3 net gol pozisyonu yorumların altını doldurmak amacıyla kullanılan "maç boyunca bir tek pozisyona giremeyen Fenerbahçe" tabirinin kurbanı oldu. Maç boyunca alışılagelmiş ama Belediyespor maçındakilerin yanına yaklaşmayan bir sertlik vardı sahada. Yunus Yıldırım da iddia edilenin aksine maçı katleden adam konumuna biraz uzaktı. İlk yarıda işlerin iyi gittiği dönemde gelmeyen golün üstüne baraja çarpıp Volkan'ı avlayan duran top golü planları alt üst etti. Ardından bir sendeleme, oyuncu değişikliklerinin ardından da bir o kale bir bu kale, mahalle maçına dönen bir karşılaşma.

Galatasaray camiası başına gelen en ufak hakem hatasında ortalığı ateşe verip hocasını, futbolcularını yem etmiyor, hakemleri de Galatasaray lehine ve rakiplerinin aleyhine hata yapmaya zorluyor, bizler ise bu baskılar altında ezilen hakemlerden sahada dayak yiyor; kendi kurmadığı bir takımla henüz 6 ayını geçiren bir teknik direktörü maçın yıldızı seçmekle uğraşıyoruz.

İki hafta sonra uyanınca tepki vermek ise tutarsız oluyor zira Belediye maçını artık kimse hatırlamıyor, Gençlerbirliği maçını yöneten Yunus Yıldırım ise mazlum rolünde...

Bu arada "Dikkat Yunus Var" görseli forumlarından da destek bulamayınca Antu.com'un açılış sayfasından kaldırıldı. Şimdi başından beri olması gereken bir destek görseli var. Aragones'i maçın yıldızı seçen görselin ne kadar düşünmeden hazırlanmış bir tepki mesajı olduğu inşallah anlaşılmıştır. Hep Destek Tam Destek sloganının doğduğu bir yer olarak Antu.com'un iyi niyeti tartışılmaz ancak camia üzerinde bu kadar etkisi olan bir organ olarak anlık tepkiler vermekten kaçınmaları gerekir, özellikle de hedefte olan Fenerbahçe'nin bir kurumu, bir makamı ise.
Blog Widget by LinkWithin